2013 filmleri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
2013 filmleri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

17 Nisan 2014 Perşembe

Film Önerisi #5 : Kelebeğin Rüyası

Tür : Biyografi, Dram, Tarih
IMDb Puanı: 8.1
Vizyon Tarihi: 22 Şubat 2013
Yapım: Türkiye
Yönetmen: Yılmaz Erdoğan
Oyuncular: Yılmaz Erdoğan, Belçim Bilgin, Mert Fırat, Kıvanç Tatlıtuğ, Farah Zeynep Abdullah




Zonguldak'ta yaşayan, iki genç şair Rüştü Onur ve Muzaffer Tayyip Uslu, yeni yeni modernleşen bu madenci kentinde memuriyet hayatlarını sürdürürken, bir yandan da sanatla, edebiyatla ve en çok da şiirle iç içe yaşamaktadırlar. Ayakları üzerine yeni kalkan genç Cumhuriyet, bir yandan modernleşme çabasındayken, aynı yıllarda Avrupa'da da çetin bir savaş yaşanmaktadır. Belediye Başkanı'nın kızı Suzan'ın Zonguldak'a geri gelmesiyle Rüştü ve Muzaffer'in şiire olan inancı daha da artar. Henüz lise öğrencisi olan Suzan, çevrenin istememesine rağmen iki gençle yakın arkadaş olur. Fakat 1940'lı yılların vebası olan verem, iki genç insanın da sağlığını git gide tehdit etmektedir. Rüştü ve Muzaffer'in hem kendi gelecekleri, hem de dünyanın gidişatı hayra alamet değildir... 


 İçinizden "Oha film çıkalı 1 seneden fazla oldu yeni mi izledin?!" dediğinizi duyar gibiyim. Bende en az sizin kadar kendimi kınıyorum maalesef. 
Zira Kelebeğin Rüyası bu zamana kadar izlediğim en iyi Türk filmlerinden biriydi.
Benim gibi hala izlememiş olanınız varsa vakit kaybetmeden izlemesini önerebilirim hemde şiddetle!
Şöyle söyleyebilirim ki Kelebeğin Rüyası bir dönem filmi ama sadece dönem filmi değil. Her ne kadar 1941 yıllarının zor koşullarına perde tutsa da aynı zamanda bu filme kadar unutulmuş belkide 'çok az' insan tarafından hatırlanan 2 şairin yaşadığı duygu durumu ve verem ile mücadelesini de konu ediniyor. 
Rüştü Onur (Mert Fırat) ile Muzaffer Tayyip Uslu (Kıvanç Tatlıtuğ) dönemin belediye başkanın kızı Suzan'ın şehre gelmesi ile bir iddaya tutuşuyorlar, ikisi de bir şiir yazacak kız hangisini beğenir ise o kazanacak. Zaman içerisinde üçü arkadaş olup birlikte vakip geçirmeye başlayıp Rüştü Onur'un yazdığı bir tiyatro oyununun provalarını yapıyorlar. Ancak Suzan'ın babası onun veremli iki 'serseri' ile görüşmesini istememektedir ve bunu açıkca dile getirir. Sonra Rüştü Onur verem tedavisi için Heybeli Ada'daki senatoryuma gelir. Burada tedavi gördüğü süreç içerisinde Mediha ile tanışır ve ona aşık olur. Mediha hastaneden taburcu edilirken Rüştü ve Muzaffer de hastaneden kaçarlar. Rüştü'nün amacı Mediha ile evlenmek Muzaffer'in ki ise Suzan'ı bulmak. İki arkadaşın bir kız için aralarının açılacağını sansam da olaylar çok farklı gelişti ve durumun tahmin edilebilir olmayışı da filmi daha çok sevmeme sebep oldu. 
Konusunu dallandırıp budaklandırıp spoiler vermek istemiyorum. Ama şiiri, edebiyatı, dramı seviyorsanız izlediğinizde çok seveceğiniz bir film Kelebeğin Rüyası.
O kadar güzel replikler vardı ki filmde onları da paylaşmadan edemeyeceğim.


Aşk bahanesidir şiirin.


Bir güzele güzelliğini hatırlatmak isterdim.
Aynalardan evvel.
Sen kötü şeyleri çok güzel söylüyorsun.


Sen çok güzelsin, sebepsiz de gülebilirsin.


Sen haklısın.
Unutmak değil belki ama hatırlamamak mümkün.

14 Mayıs 2013 Salı

Film Önerisi #2 : Aşka Yükseliş



29 Mart 2013
2010 - İspanya
Dram ,  Romantik
118 Dak.
Maria Valverde ,  Mario Casas ,  Nerea Camacho ,  Diego Martín , Cristina Plazas
Ramón Salazar ,  Federico Moccia
Álex Pina ,  Francisco Ramos
Three Meters Above The Sky

Film Özeti
İlk tanıştıkları birbirlerinden nefret eden ikili, zamanla karşı koyamadıkları bir çekimle birbirlerine tutulurlar. Her ikisi de hayatta ilk kez gerçek aşkı ve bağlanmayı yaşarlar. Ailelerinin ve çevrelerinin tüm karşı koymalarına rağmen.

2010 yapımı olmasına rağmen sevgili ülkemizde bu sene vizyona girmiş mükemmel ötesi film. 'En büyük aşklar nefretle başlar.' atasözünün filme dökülmüş hali diyebilirim. Bir film sitesinde rastgele denk gelip açtım ama hayatımın filmi olmaya adaydır. Bir nefretin aşka dönüşünü, aslında insanın acıyla bambaşka birine dönüşebileceğini, kötü görünenin her zaman kötü olmadığını görüyorsunuz filmde. Bir aşkın bir adamı nasıl baştan aşağı değiştiğini. Sadece aşk değil, macera da var filmde. Motor yarışları, kavgalar vs 3 partta eğlenip son partta ise ağlamaktan helak oluyorsunuz. Filmin sonunda herkes başka bir yola sapıyor, ipler kopuyor. Sonunda çok ağladım. Zaten bende huydur ne zaman gece film izlemek istesem gider beni darmadağın edecek bir film bulurum.
Bu arada baş roldeki çocuğa aşık olmamak mümkün değil :)
Filmin 2.'si de çıkmış. Bugün izlicem, 2. filmler genellikle çıkar amaçlı olduklarından kötü olur ama umarım bu öyle olmaz.

Puanım: 5/4.5
Filmden

































1 Mayıs 2013 Çarşamba

Film Önerisi #1 : Now Is Good




05 Nisan 2013
2012 - ABD
Dram
103 Dak.
Ol Parker
Dakota Fanning ,  Kaya Scodelario ,  Jeremy ırvine ,  Olivia Williams,  Paddy Considine
Jenny Downham ,  Ol Parker
Graham Broadbent

Film Özeti
Tessa Scott (Dakota Fannig), lösemi hastalığına yakalanmış, gördüğü dört yıllık kemoterapi tedavisinin ardından doktorlar tarafından iyileşemeyeceği yönünde teşhis konulmuş gencecik bir kadındır. Ölümü kabullenen çaresiz Tessa son günlerini hastanede tedavi olarak ya da acı çekerek geçirmeyi istemez. Bu süreci sevdikleriyle birlikte olabileceği hayat dolu anlarla değerlendirmeye karar veren genç kadın ölmeden önce yapmak istediklerini sıraladığı bir liste hazırlamaya koyulur, Adam (Jeremy Irvine) adlı genç bir çocuk Tessa'ya bu zor günlerinde destek olurken listeyi tamamlamasına da yardım eder. 
#
Daha 17 yaşında hayatın sonuna geliyorsun. Ve uzun bir ömrü kısa bir zamana sığdırmak için bir liste yapıyorsun. Sorunlu bir ailen var ve tek isteğin 'gerçekten sevilmek'.
Bu kötü hikayenin en güzel kısmı ise bu kısa yolculukta yalnız değilsin.
İnsanı derinden sarsan, çok ağlatan zırlatan bir filmdi gerçekten.
Bir kaç kez izlenecek filmlerden.

Puanım:5/4




















Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...