Pegasus Yayıncılık etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Pegasus Yayıncılık etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

6 Mayıs 2015 Çarşamba

[GKK Blog Tur] Jojo Moyes - Bir Artı Bir | Kitap Yorumu



Orjinal Adı: The One Plus One
Türkçe Adı: Bir Artı Bir
Yazar: Jojo Moyes
Çevirmen: Elif Tozlu
Sayfa Sayısı: 464
Basım Yılı: 2015
Dili: Türkçe
Yayınevi: Pegasus Yayınları

Tatlı bela bir kadın…
İki çocuğuna bakmak için deliler gibi çalışan ve baharın gelmesini dört gözle bekleyen Jess Thomas bugüne kadar hayatındaki tüm zorlukların üstesinden tek başına gelmiş. Ama artık birinin ona yardım istemenin kötü bir şey olmadığını anlatması gerekiyor…
Ve hayatı alt üst olmuş bir yabancı…
Yıllar boyunca çalışıp kazandığı her şeyi kaybetmesine neden olabilecek inanılmaz bir hata yapan Ed Nicholls bir uçurumun eşiğinde. Hatasını telafi edebilmesi için tek bir kurtuluş yolu var ve o yol da büyük bir maceranın içinden geçiyor…
Sonuç…
Jess birine borçlu kalmak istemeyecek kadar gururlu, Ed ise kendi sorunlarından başka hiçbir şeyi görmüyor… Peki, apayrı dünyalara ait bir kadın ve bir adam yan yana geldiğinde beklenmedik bir sürpriz gerçekleşebilir mi?




Herkese merhaba!!
Evet yine alelacele bir yorumla karşınızdayım çünkü son iş günüm beni bekliyor. Evet son iş günüm yanlış duymadınız. Bugünden sonra beklesin beni kitaplar, beklesin beni bloğum.
Her neyse bu turumuzda Jojo Moyes'i ağırlıyoruz. Daha önce sadece Senden Önce Ben'i okumuş yalan söylemiyeceğim kitabın sonuna ne kadar ifrit olsam da yazarın dilini sevmiştim. Ancak bu kitap Jojo'ya olan sevgimi kat be kat arttırdı. 

Kitapta hayatının belkide en zor zamanlarını yaşayan iki karakterin yollarının kesişmesini okuyoruz.
Kızı ve üvey oğlu ile yaşayan buna ek olarak kocası tarafından öylece ortada bırakılmış Jess ve işleri birazcık eline yüzüne bulaştıran yazılım dehası Ed.

20 Nisan 2015 Pazartesi

[GKK Blog Tur] Graeme Simsion - Rosie Projesi (Don Tillman #1) | Kitap Yorumu





Orijinal Adı: The Rosie Project
Türkçe Adı: Rosie Projesi
Seri: Don Tillman #1
Yazar: Graeme Simsion
Çevirmen: Solina Silahlı
Sayfa Sayısı: 347
Basım Yılı: 2015
Dili: Türkçe
Yayınevi: Pegasus Yayınları
Tür: Fiction , Romance


Kadınları bir türlü anlamayan erkekler ve erkeklerin duygularını tamamen aldırdığını düşünen kadınlar… Rosie Projesi’yle aşkın doğasını çözeceksiniz!
Dâhi genetik profesörü Don. Onun daha önce hiç kız arkadaşı olmamıştır. Bu yüzden sayısal verilere güvenen bir bilim insanı olarak kendisine en uygun kişiyi bulmak için kriterler belirleyip Eş Projesi’ni geliştirir.
On altı sayfalık testteki kriterlere bakılacak olursa bu kişinin bir barmen, sigara ve alkol tiryakisi, dağınık ve hiçbir buluşmaya vaktinde gelemeyen bir kadın olması kesinlikle imkânsızdır.
Ve Rosie... Yukarıda sayılan eleme kriterlerinin hepsi onda mevcuttur. Fakat bir yandan da son derece zeki ve güzeldir. Küçük yaşta evlat edinilmiş genç bir kadın olan Rosie, biyolojik babasını bulma yolculuğunda Don’la karşılaşır. Ve bu karşılaşma, tüm bilimsel gerçekleri teker teker yere sererken tek bir şeyi kesinliğe kavuşturacaktır: Aşkı arayıp bulamazsınız, o beklemediğiniz anda gelip sizi yakalar.


Tur 17'sinde bitti sen daha yeni mi yorum giriyorsun Oha!! dediğinizi duyar gibiyim gerçekten. Ama ağır çalışma şartları ve bilgisayarsız olma durumu sonucunda anca yorum yazabiliyorum. Rosie Projesi uzun zamandır okuduğum en eğlenceli kitaptı gerçekten.  

20 Mart 2015 Cuma

[GKK Okuma Etkinliği] Becca Fitzpatrick - Siyah Buz | Kitap Yorumu



Orjinal Adı: Black Ice
Türkçe Adı: Siyah Buz
Yazar: Becca Fitzpatrick
Çevirmen: Şeyla Tezcan
Sayfa Sayısı: 384
Basım Yılı: 2015
Dili: Türkçe
Yayınevi: Pegasus Yayınları


Âşık olmak hiç bu kadar tehlikeli olmamıştı… Beni ona bakarken yakalayınca hemen gözlerimi kaçırdım. Bakarken yakaladığına inanamıyordum. Ona karşı hissedebileceğim çekim fikrinden nefret ettim.Beni rehin almıştı. Beni isteğim dışında alıkoymuştu. Son iyilikleri bunu değiştiremezdi. Kendime onun gerçekte kim olduğunu hatırlatmalıydım.Ama gerçekte kimdi?



Resmen bloğuma bir şeyler yazabilmeyi deli gibi özlemişim. İş, güç, bozuk bilgisayar derken blogtan da kitaplardan da bir hayli uzaklaştım. O kadar ki bugün kargocu 'Mügeee artık kitap gelmiyor?' diye sordu :)) Utanıyorum bu durumdan biraz ama cidden vakit bulamaz olmuştum taaa ki Pegasus ile ortak etkinlik düzenleyene dek. Bu etkinlikte kendime söz verdim nolursa olsun bu kitabı bitirip yorumlayacağım diye ve başardım da!!

24 Ağustos 2014 Pazar

Gayle Forman - Eğer Yaşarsam (If I Stay #1) | Kitap Yorumu

Orijinal Adı: If I Stay
Türkçe Adı: Eğer Yaşarsam
Seri: If I Stay #1
Yazar: Gayle Forman
Çevirmen: Ayşe Belma Dehni
Sayfa Sayısı: 256
Basım Yılı: 2013
Dili: Türkçe
Yayınevi: Pegasus Yayınları
Tür: Genç - Yetişkin
Satın Almak İçin: D&R | Oku Oku



Sıradan bir günde...
On yedi yaşındaki Mia, bir genç kızın isteyebileceği her şeye sahiptir: sevgi dolu bir aile, ona âşık bir erkek arkadaş, müzik ve olasılıklarla dolu parlak bir gelecek...
... bir saniyede her şey değişir...
Bir sabah ailesiyle yolculuğa çıkan Mia'nın hayatı bir anda altüst olur. Kendini, kaza geçirdikleri arabanın enkazından yaralı bedeninin çıkarılışını izlerken bulan genç kız, parçaları yavaş yavaş birleştirince neler kaybettiğinin ve geride bıraktıklarının farkına varacaktır. Hayat ve ölüm, mutlu bir geçmiş ve bilinmezliklerle dolu bir gelecek arasındaki ince çizgide yürüyen Mia, bir günde hayatının en önemli seçimini yapmak zorunda kalacaktır.
Eğer Yaşarsam, aşkın gücünün, ailenin gerçek anlamının ve yaptığımız seçimlerin dokunaklı hikâyesi…

Herhalde bu yazım kitap yorumundan çok bir sitem, hayal kırıklığı yazısı olacak. Bu kitabı büyük umutlarla almıştım yani daha okumadan çok seveceğimi falan düşünmüştüm hatta kitaptan beklentim o kadar yüksekti ki gittim iki kitabını birden aldım. Ama sonuç kocaman bir hayal kırıklığı oldu. Konusu çok çok çok güzel ama bana kalırsa buda deliryum gibi harcanmış bir konu olmuş. Belki Gayle Forman değil de başkası yazsa aynı konuyu okurken hüngür hüngür ağlardım. Ki ben ota boka ağlayan bir tipim ama bu yazar böyle bir konuyu o kadar hissiz ve durağan yazmış ki gözüm dahi dolmadı.

14 Temmuz 2014 Pazartesi

E.L James - Karanlığın Elli Tonu | Fifty Shades #2 || Kitap Yorumu



Orijinal Adı: Fifty Shades Darker
Türkçe Adı: Karanlığın Elli Tonu
Seri: Fifty Shades #2
Yazar: E.L James
Çevirmen: Sevinç S. Tezcan
Sayfa Sayısı: 640
Basım Yılı: 2012
Dili: Türkçe
Yayınevi: Pegasus Yayınları
Tür: Erotik , Yetişkin
Satın Almak İçin: D&R | Oku Oku




Romantik, özgürleştirici ve kesinlikle bağımlılık yaratıcı...
Bu roman dengenizi sarsacak, sizi ele geçirecek ve ebediyen sizinle kalacak
Ruhu yaralı genç girişimci Christian Grey'in karanlık sırlarının yıldırdığı Anastasia Steele, ilişkilerine son noktayı koyup bir yayınevinde çalışmaya başlar.
Ama Grey'e duyduğu karşı konulmaz çekim hâlâ etkisini sürdürmektedir. Grey yeni bir teklifle gelince ona karşı koyamaz. Nihayet her şey daha iyiye gidiyor gibi göründüğü sırada birden geçmişin hayaletleri ortaya çıkar. Anastasia, sorunlu, hırslı ve talepkâr Elli Ton'un sinir bozucu geçmişi hakkında, tahminlerinin çok ötesinde şeyler öğrenir ve ilişkileri bir kez daha tehdit altına girer.
Grey içindeki şeytanlarla savaşırken, Ana da hayatının en önemli seçimini yapmak zorunda kalır.
Ve bu kararı tek başına vermelidir..
Gri'nin Elli Tonu'nu okurken sonu gelene dek 2. kitaba başlama gibi bir düşüncem yoktu ama yazar birinci kitabın sonunu öyle bir bağlamış ki ikinci kitap beni oku diye bağrıyordu. Bende okumaya başladım ve bunu diğer kitaba nazaran çok daha sevdim.

12 Temmuz 2014 Cumartesi

E.L James - Grinin Elli Tonu | Fifty Shades #1 || Kitap Yorumu



Orijinal Adı: Fifty Shades of Grey
Türkçe Adı: Grinin Elli Tonu
Seri: Fifty Shades #1
Yazar: E.L James
Çevirmen: Sevinç S. Tezcan
Sayfa Sayısı: 576
Basım Yılı: Eylül 2012
Dili: Türkçe
Yayınevi: Pegasus Yayınları
Tür: Erotik , Yetişkin
Satın Almak İçin: D&R | Oku Oku



Romantik, özgürleştirici ve kesinlikle bağımlılık yaratıcı... Bu roman dengenizi sarsacak, sizi ele geçirecek ve ebediyen sizinle kalacak.
Edebiyat ögrencisi olan Ana Steele, genç girişimci Christian Grey'le röportaj yapmaya gittiğinde son derece çekici, zeki ve sinir bozucu bir adamla karşılaşır. Toy ve masum Ana, bu adama duyduğu arzu karşısında şaşkına döner ve adamın gizemli doğasına rağmen ona yakınlaşma arzusuyla yanıp tutuşur. Ana'nın güzelliği, zekâsı ve özgür ruhuna direnemeyen Grey de onu istediğini kabul eder, ancak şartları vardır...
Grey'in sıra dışı erotik istekleri karşısında şoka uğayan ama bir yandan da heyecana kapılan Ana tereddüde düşer. Büyük başarısına rağmen -çokuluslu şirketleri, uçsuz bucaksız serveti ve sevgi dolu bir ailesi vardır- Grey şehvete esir olmuş ve hükmetme hırsı olan bir adamdır. Çift, cüretkâr ve tutkulu bir fiziksel ilişkiye yelken açarken, Ana, Christian'ın karanlık sırlarını ve kendi gizli arzularını keşfeder.

Günlerdir şu kitaba yorum yazıcam sıcaktan mı yoksa kitabın bokluğundan mı bilmiyorum ama bir türlü elim gitmedi. Eğri oturup doğru konuşalım ki bu seri dünyayı salladı ve bir çok yazarın da önünü açtı. Öveni de söveni de çok oldu. İçten içe merak etsem de bir türlü almaya elim gitmedi (elimi seviyorum!) Okumaya da niyetim yoktu ama etrafımda Grey Grey diye sayıklayan olunca bir bakayım artık dedim.
576 sayfa olması gözünüzü korkutmasın zira çok akıcı. Hele bir de seks bölümlerinin nirvana yaptığı kısımları kaldıramayıp atlayarak giderseniz ohhooo kitap bir günde biter gider.

26 Haziran 2014 Perşembe

Marie Lu - Efsane | Legend #1 || Kitap Yorumu


Orijial Adı: Legend
Türkçe Adı: Efsane
Seri: Legend #1
Yazar: Marie Lu
Çevirmen: Sefa Emre İlikli
Sayfa Sayısı: 320
Basım Yılı: 2014
Dili: Türkçe
Yayınevi: Pegasus Yayınları
Tür: Distopya , Genç- Yetişkin
Satın Almak İçin: D&R | Oku Oku



Gerçek, Efsane'ye dönüşecek
Bir zamanlar Amerika Birleşik Devletleri'nin batı kıyısı olarak bilinen yerde şimdi Cumhuriyet adında, komşularıyla sürekli savaşan bir ülke vardır. Cumhuriyet'in seçkin sınıfından gelen on beş yaşındaki üstün yetenekli June, askerî bir dehaya sahiptir. İtaatkâr, hırslı ve kendini ülkesine adamış bu genç kız onun uğruna her şeyi yapmaya hazırdır. Fakir bir aileden gelen on beş yaşındaki Day ise ülkenin en çok aranan suçlusu ve bir devlet düşmanıdır. Kendisi gibi asker olan ağabeyi Metias öldürülünce June, Day'in peşine düşer. İnandıkları şeyler uğruna savaşan bu iki gencin kesi?en yolları, onları Cumhuriyet'in karanlık sırlarına götürecektir.

 Kitabı bugün bitirdim tur kitabı için ara vermiştim ama aklım hep ondaydı. Sonunda dün devam edebildim. Bugünde bitti. Tek kelime ile ba-yıl-dımm!!!!! Cidden çok iyidi Uyumsuz'dan sonra en sevdiğim olabilir.
Amerika'nın batısında Cumhuriyet adın da bir ülke var. Ancak burası normal hayattan çok farklı. Belli bir yaşa ulaşan çocuklar bir dizi sınavdan geçiyor ve istenilen puanı alamayan çocuklar çalışma kampına
Kitap iki ana karakterin hayatından oluşuyor. Bir bölüm June, bir bölüm Day şeklinde ilerliyor.

27 Mayıs 2014 Salı

Rachel Vincent - Ruh Hırsızı | Ruh Çığlığı #1 || Kitap Yorumu


Orijinal Adı: My Soul to Take
Türkçe Adı: Ruh Hırsızı
Seri:: Soul Screamers #1
Yazar: Rachel Vincent
Çevirmen:.Beste Ersun
Sayfa Sayısı: 312
Basım Yılı: Nisan 2014
Dili: Türkçe
Yayınevi: Pegasus Yayınları
Tür: Fantastik, Genç-Yetişkin
Satın Almak İçin: D&R | Kitap Sihirbazı



İNSANLARIN RUHUNU ÇALAN KARANLIK BİR GÜÇ…
Kaylee ölüleri görmüyor, ama…
Çevresinde ölmek üzere olan biri varsa bunu hissediyor. Ve bu öngörü esnasında kontrol edemediği bir güç, çığlık atmasına neden oluyor. Hem de kulakları sağır edecek bir çığlık.
TÜM KÖTÜLÜKLERE MEYDAN OKUYAN, ENGEL TANIMAZ BİR AŞK!
Kaylee'nin tek isteği okulun en havalı çocuğuyla olmanın keyfini çıkarmaktır ama Nash onun çığlıklarının ardındaki gizemi bildiğinden, sıradan bir ilişki onlar için sadece hayaldir. Okul arkadaşları gizemli bir şekilde ölmeye başladığındaysa, sıradaki kurbanın kim olduğunu sadece Kaylee bilecektir.
Ancak onları kurtarması imkânsız gibi görünmektedir çünkü bir ruhu kurtarmanın bedeli, bir diğerini kaybetmektir...

Öncelikle söylemem gerek ki tarzı alışılmışın dışındaki kitapları çok seviyorum. Yani vampirlermiş kurt adamlarmış ne kadar orjinal kurgusu olursa olsun sıktı artk bu bir gerçek. O yüzden zamanında LUX Serisine nasıl dört elle sarıldysam farklı diye şimdi de Ruh Çığlığı serisine o şekilde sarılacağım. Bunun dışında yazarın dilini de çok sevdiğimi söyleyebilirim su gibi akıp gitti kitap naısl bittiğini hiç anlamadım. O yüzden yayınevinden ricam 2. kitap için çok bekletmesin. Malum önümüzde 7 kitaplık bir seri bulunmakta. 
Evet kitabın konusu farklı dedik, vampir değil kurt adam değil dedik peki neymiş bu kitabın konusu?
Ban*shee'ler. Eğer benim gibi Teen Wolf izleyici olan varsa bu terime aşinadır. Ama bilmeyenler için kısaca ölüm perisi diyebiliriz. Ana karakterimiz Kaylee, annesini kaybetmiş babası da uzakta yaşıyor. Kendisi amcası, yengesi ve uyuz kuzeni Sophie ile yaşıyor. Kaylee en yakın arkadaşı Emma ile bir gece kulubüne gider ve orda okulun en yakışıklı ve popüler çocuklarından biri olan Nash ile tanışır. Tam konuşmaları sırasında Kaylee bardaki bir kızdan dolayı bir gariplik hisseder ve panik atağı tutar. Nash ve Emma onu dışarı çıkarsalar da içinde biriken çığlık onu çok zorlar. Nash onu sakinleştirmeye çalışır ve sonunda başarır ve gece kulübünden ayrılırlar. O geceyi zar zor atlatan Kaylee ertesi gün haberler de bardaki kızın öldüğünü öğrenir.Bu kızın ölümünün ardından her gün başka bir kız ölüyor ve Kaylee hepsini hissetmesine rağmen elinden hiçbir şey gelmiyor. Çünkü o durumda çığlık atmak dışında  hiçbir şey yapamıyor. Ancak Kaylee suçluluk duygusuyla kendini yiyip bitiriyor. Kitap böyle başlıyor ama gerisi daha da inanılmaz şekilde ilerliyor. 
Kaylee bir yandan olduğu şeyi hazmetmeye bir yandan da rastgele gelen ölümlere karşı koymaya çalışır.
Beklenmedik şeyler, beklenmedik olaylar  birbirini kovalar.
Mutlaka okumanızı tavsiye edeceğim bir kitaptı kendisi!



28 Nisan 2014 Pazartesi

Pegasus'un Yenileri !

Orijinal Adı: Battle Royale
Türkçe Adı: Ölüm Oyunu
Yazar: Koushun Takami
Çevirmen: Müge Kocaman Özçelik
Sayfa Sayısı: 624
Çıkış Tarihi: 29 Nisan 2014
Tür: Gençlik , Distopya, Gerilim
Satın Almak İçin: D&R | İdefix


Varoluş ile vicdanın mücadelesi:
Bir adaya hapsedilmiş
21 kız ve 21 erkek öğrenci.
Şiddet dolu, kâbus gibi bir oyun.
Onlarca silah, psikolojik bir savaş
ve tek bir kazanan…
Totaliter Büyük Doğu Asya Cumhuriyeti, halkı baskı altında tutmak için her sene acımasız bir askerî program düzenlemektedir. Bu doğrultuda ıssız bir adaya götürülen lise öğrencilerine rastgele silahlar verilmekte ve kuralları çiğnediklerinde patlayan tasmalarla, geriye tek kişi kalana kadar birbirleriyle mücadele etmeleri beklenmektedir…
Modern Japon edebiyatının klasikleşmiş eserlerinden sayılan ve aman vermez günümüz dünyasında hayatta kalmanın anlamına dair çok güçlü bir alegori olan Ölüm Oyunu, şiddet kavramını baş döndürücü bir gerilimle işliyor.

"Ölüm Oyunu, delicesine keyifli ve dehşet dolu bir nükte. Belki de başlı başına delicedir."
-Stephen King-
"Otomatik Portakal'daki şiddet, Sineklerin Tanrısı'ndaki insan doğasıyla birleşiyor;
kalbi dayanmayacaklar okumasın."
-Publishers Weekly-



Orjinal Adı: The Love of My Life
Türkçe Adı: Hayatımın Aşkı
Yazar: Louise Douglas
Çevirmen: Solina Silahlı
Sayfa Sayısı: 336
Çıkış Tarihi: 29 Nisan 2014
Tür: Günümüz Aşk , Dram
Satın Almak İçin: D&R | İdefix


Onu her nefesimde, her kalp atışımda özlüyorum.
Luca…
Hayatımın aşkı.
Çocukluklarından beri yan yanalardı.
Ailelerini ve çevrelerindeki herkesi karşılarına aldılar.
Ve evlenip hayallerindeki hayata adım attılar.
Ancak gerçek hikâyeleri mutlu sonun ardından başladı…

"Hüzünlü ve sevgi dolu. Böyle etkileyici kitaplar nadiren bulunuyor…"
-The Yorkshire Pudding Club-
"İnsanın kalbini kolayca fetheden tutkulu bir aşk hikâyesi… Okuyan herkesin tadı damağında kalacak."
-Kate Bradley-
"Bu trajik hikâye okuyucuyu en zayıf yerinden yakalayıp unutulmaz bir deneyim yaşatıyor." 

-Western Daily Press-


Orjinal Adı: The Iron Doughter
Türkçe Adı: Demir Kız
Yazar: Julie Kagawa
Çevirmen: Zeynep İyigün
Seri: Demir Periler #2
Sayfa Sayısı: 416
Tür: Gençlik , Fantastik
Çıkış Tarihi: 2 Mayıs 2014
Satın Almak İçin: D&R | İdefix

Hayatı boyunca hiçbir yere uyum sağlayamamış yarı insan, yarı peri Meghan, Prens Ashin kayıplara karıştığı Kış Divanında tutsaktır. Demir perileri yendiğini sanan genç kız, Mevsimler Asasının Tekinsiz Divanından çalınmasıyla, savaşın daha yeni başladığını anlayacaktır.

Savaş çanlarını susturmak ve masumiyetini kanıtlamak için peri ve fâni dünyaları arasında mekik dokurken büyü gücüne anlayamadığı bir nedenle erişemeyen Meghanın tek silahı zekâsıdır. Ancak demir gibi bir irade geliştirirken bile fazlasıyla insani olan kalbindeki özlem fısıltılarını duymazdan gelemeyecektir.
Bu yolculuğunda Meghana tanıdık isimler ve yepyeni, tuhaf karakterler eşlik ediyor…

"Peri diyarlarının canlı anlatımları ve iyi kurgulanmış, samimi karakterleriyle Demir Kız, ilk kitabı okumayanların dahi ilgisini çekebilecek, tüm seriye bağımlılık yaratacak bir peri öyküsü. Romantizmden ibaret olmayan bir aşk hikâyesi, bolca dövüş sahnesi ve nefes nefese bırakan fantastik olaylarla her türün okuyucusunu kendine çekiyor."
-VOYA-



Demir Kız'ın kapağına bayıldım ilk kitaptan çok daha iyi.


21 Nisan 2014 Pazartesi

Yeni Kitap : Kristin Hannah - İlkbahar Rüyası

Orjinal Adı: Home Again
Türkçe Adı: İlkbahar Rüyası
Yazar: Kristin Hannah
Çevirmen: Solina Silahlı
Sayfa Sayısı: 480
Yayınevi: Pegasus
Çıkış Tarihi: 23 Nisan 2014
Satın Almak İçin: D&R | İdefix


Hataların daima bir bedeli olur. Ancak gerçek sevgi geçmişi telafi edecek sonsuz olasılıklara sahiptir...
Madelaine on altı yaşındaki kızı Lina'yı tek başına büyüten bekâr bir annedir. Dünyaca ünlü bir cerrah olarak başarılı bir kariyere sahip olsa da ergenlik çağındaki kızının sorunlarıyla başa çıkamaz. Annesiyle neredeyse iki yabancı haline gelen Lina ise kim olduğunu bir türlü öğrenemediği babasının izini bulmak için her şeyi göze almıştır.
Holywood'daki ışıltılı hayata kendini kaptıran, tüm kadınların hayran olduğu yakışıklı aktör Angel DeMarco alkol ve uyuşturucu bağımlılığının sınırına dayanan, vurdumduymaz bir hayat yaşamaktadır. Ancak zayıf kalbi onu bir gün yarı yolda bıraktığında Angel hayatını tamamen değiştirmesi gereken bir yol ayrımına gelir. Bu noktada unutmak istediği her şeyle yüzleşmek durumunda kalacaktır.
Zorlukların ve sıkıntıların hiç tahmin edilmeyen güzelliklere kapı açabileceğini gösteren İlkbahar Rüyası kalbinize hiç solmayan çiçekler ekecek…

"Duyguların önemini, bağışlamayı ve mucizelerin her an gerçekleşebileceğini anlatan şefkat dolu bir roman." 
-Publishers Weekly-
"İlkbahar Rüyası aşkın ve hataları telafi etmenin hikâyesini anlatıyor." 
-Library Journal-
"Sarsıcı, düşündüren ve duyguları harekete geçiren bir kitap…" 
-RT Book Reviews-
"Kristin Hannah'yı tüm dünya seviyor…" 

-Newsday- 

Jojo Moyes - Senden Önce Ben || Kitap Yorumu

Orijinal Adı: Me Before You
Türkçe Adı: Senden Önce Ben
Yazar: Jojo Moyes
Çevirmen: Ayşe Görür
Sayfa Sayısı: 480
Basım Yılı: 2013
Dili: Türkçe
Yayınevi: Pegasus
Tür: Yetişkin, Romantik
Satın Almak İçin: D&R | Kitap Sihirbazı




Birbirlerine aşktan başka verecek hiçbir şeyleri yoktu...
Yaşamın ince detayları Loudan sorulur. Otobüs durağıyla ev arasında kaç adım var? Çalıştığı kafeye gelip gidenler nasıl bir hayat yaşıyor? Parlak yeşil elbisenin altına ne renk külotlu çorap giyilir? Onda bu soruların hepsinin cevabı var. Kolayca mutlu olabildiği küçücük dünyasında bilmediği tek şey hayatın çok daha karmaşık soru ve cevaplarla dolu olduğu...
Geçirdiği motosiklet kazasıyla hayatı altüst olan Will uzun süredir karmaşık sorularla meşgul. Bu hayatta diğer insanları mutlu eden küçük şeyler ona biraz olsun keyif vermiyor. Çevresindeki tüm renkler birden griye dönmüş ve böyle bir umutsuzluk içindeyken yapabileceği tek şeyin hayatını sonlandırmak olduğunu düşünüyor.
Peki, asık suratlı, aksi ve geçimsiz Will, Lounun rengârenk yaşamıyla karşılaşırsa neler olur?
Mucizelere inanmıyorsanız durup bir kez daha düşünün...

Ne yazsam kitap için ne söylesem gerçekten bilmiyorum. Senden Önce Ben, çıktığı andan itibaren çok ses getiren bir kitaptı.  Herkesin öve öve bitiremediği kitaplardan biriydi. Baya önce bende Jojo Moyes'in iki kitabını da aldım ama elim gitmiyordu bir türlü kısmet okuma şenliğine imiş. Kitabı az önce bitirdim evet gerçekten etkilendim ama ama ama.

7 Aralık 2013 Cumartesi

Stieg Larsson - Ejderha Dövmeli Kız | Millennium #1 || Kitap Yorumu

Orjinal Adı: Man Som Hatar Kvinnor
Türkçe Adı: Ejderha Dövmeli Kız
Seri: Millennium #1
Yazar: Stieg Larsson
Çevirmen: Ali Arda
Sayfa Sayısı: 648
Basım Yılı: 2009
Dili: Türkçe
Yayınevi: Pegasus




41 ülkede rekor satış yapan kitaplarının başarısını göremeden 50 yaşında hayata veda eden İsveçli gazeteci Stieg Larssonun zihne kazınacak sahneler, çarpıcı ve canlı karakterler, okurları adeta yerlerine çivileyecek sürükleyici bir kurgu ile her sayfasını ağır ağır ve dokuyarak yazdığı Millennium serisinin ilk kitabı Ejderha Dövmeli Kızı okuduktan sonra, Gefle Dagblad gibi bundan daha iyisi yapılamaz diyebilirsiniz. Ama bu erken bir karar olabilir. Son sözü söylemeden ikincisini beklemenizi tavsiye ederiz.
"Olağanüstü… Okuyucular kitabı okurken yerlerinden bile kıpırdayamayacak."
-SUNDAY TIMES

Nasıl başlayacağımı bilmiyorum gerçekten. Kitaba 2010 senesinde arkadaşımdan alıp başlamıştım ancak daha bitirmeden arkadaşım geri isteyince yarımca kalmıştı. Geçen sene gidip seriyi komple aldım ama bir türlü okuyamamıştım. Kısmet okuma şenliğineymiş. Niyetim kitabı ilk aya sıkıştırmaktı ama misafirdi, benim mide ağrılarım derken kitap uzadı gitti. Ve bittiğinde keşke bu kadar bekletmeseydim diye kendime kızdım.
O kadar güzel kurgulanmış, olaylar öyle güzel bağlanıyor ki hayret ettim gerçekten. 
Kitabın başında Henrik Vanger'in 1966 yılında kaybolan yiğeni Herriet Vanger'in geleneksel aile yemeği olduğu gün ortadan kaybolmasına rağmen, Herriet'in Henrik'in her doğum gününde yolladığı kuru çiçek tabloların gelemeye devam ettiğini öğreniyorsunuz. Bu durum yıllarca devam ediyor ve polis olayı bir türlü çözemiyor dava zaman aşımına uğrasa da Henrik için adeta takıntı haline geliyor. Herriet'in kaybolduğu gün ada da bir de tanker kazası gerçekleşiyor. O yüzden Herriet'in ölümünden sorumlu olabilecek kişiler kısıtlı. Derken Henrik son doğum günü hediyesini aldığı sıralar da Stockholm'da gazetecilik yapan Mikael Blomkvist'in başı sayılı şirket sahiplerinden biri ile belaya girer. Bunun üzerine Henrik, Lisbeth Salender'a Mikael'ı araştırtır ve sonuç olarak Mikael'a iş teklif eder. Vanger ailesinin tarihi yazması adı altında aslında Herriet'in ölümünü araştırmasını ister. Mikael bunun boşa bir çaba olduğunu Henrik'e söylese de onun ısrarlarına dayanamaz ve işi kabul eder. Henrik, Vanger ailesinin tüm geçmişini Mikael'ın önüne serer. Tüm olay bundan sonra başlar. Mikael yılların raporlarını vs okuyup puzzle'ın parçalarını birleştirmeye başlar ve bir kilit noktasında yolları Lisbeth Salender ile birleşir. Ve inanın bundan sonra kitabı kapatıp uyuyamıyorsunuz bile. Gece 4.5'a kadar oturdum olayları sonuçlandırmak için ve kitabın sonlarında şoktan şoka girdim. 2. kitaba başlamak için sabırsızlanıyorum. Kesinlikle tavsiyemdir okuyun.
Filmini de yarın Kitap Ağacı ailesiyle beraber izleyeceğim.

22 Eylül 2013 Pazar

John Green - Aynı Yıldızın Altında || Kitap Yorumu

Orijinal Adı: The Fault In Our Stars
Türkçe Adı: Aynı Yıldızın Altında
Yazar: John Green
Çevirmen: Çiçek Eriş
Sayfa Sayısı: 320
Basım Yılı: 2013
Dili: Türkçe
Yayınevi: Pegasus 
Satın Almak İçin: D&R | İdefix | Kitap Sihirbazı



Hayatın Anlamını Bulmanın, Âşık Olmanın ve Alınan Her Nefesin Farkına Varmanın Öyküsü
On altı yaşındaki kanser hastası Hazel Grace'in birkaç yıl daha yaşamasını garanti eden tıp mucizesine rağmen hastalığı ölümcüldür ve konulan teşhisle birlikte yıldızlar, öyküsünün son bölümünü çoktan kaleme almıştır.
Fakat Augustus Waters isimli yakışıklı bir sürpriz karakter, Kanserli Çocuklar İçin Destek Grubu'nda boy gösterince Hazel'ın hayatı bambaşka bir yöne sapar ve bu zeki çocuğun çekimine karşı koyamayan kızın öyküsü yeniden yazılır...
"Hayata, ölüme ve araya sıkışanlara dair bir roman olan Aynı Yıldızın Altında, John Green'in en iyi kitabı. Kahkaha atıyor, ağlıyor, hızınızı alamayıp tekrar okuyorsunuz."
Markus Zusak, Printz ödüllü bestseller yazarı "Aynı Yıldızın Altında evrensel konuları ele alıyor: Sevilecek miyim? Hatırlanacak mıyım? Bu dünyada bir iz bırakabilecek miyim?"
Jodi Picoult, New York Times bestseller yazarı"Dâhiyane... Çok etkileyici... Güçlü ve saf duygularla korkusuzca yüzleşebiliyor." TIME"Green, okurların aklından uzun süre çıkmayacak, göz kamaştıran iki gencin öyküsünü iyi bir gözlem yeteneği ve empatiyle anlatarak, rafta duracak bir kitaptan ötesini yazmayı başarmış." People"Bu romanı çekici kılan şey dakikada bir heyecanlı bir patlama yaşanması değil, 'sayılı günler içinde sonsuzca' yaşamaya çalışan karakterlerin gerçekliği."
The Washington Post"Buruk bir komedi, akılları baştan alacak bir romantizm ve insana hayat ile ölüme dair sorulan büyük soruları keyifle ve uzun uzun düşündüren bir kitap."
Horn Book"Aynı Yıldızın Altında bir aşk hikâyesi. Son dönem edebiyatın en içten ve dokunaklı romanlarından biri ama aynı zamanda korkunç bir zekâ, cesaret ve hüznün varoluşsal trajedisini de anlatıyor." Lev Grossman, TIME


O kadar uzun zamandır okumayı istiyordum ki bu kitabı okumayı. Sürekli bir sorun çıktı alamadım falan derken en son aldım ama okuma şenliği kapsamındaki kitaplardan sıra gelmedi. Her şey bittikten sonra sonunda dedim ve başladım okumaya. Yapılan yorumların 10'da 9'u kitabın -aşırı- duygusal olduğu yönündeydi. Ve bende her şeye ağlayabilen bir insan olduğumdan kitaba nedense nerde ağlıcam acaba, aha şimdi ağlıcam diye başladım ama hiç ağlamadım. Yer yer gözlerim doldu elbette ve evet hüzünlendim ama öyle hüngür hüngür ağlamadım. Tabi kitap içimde bir yerlere dokundu bunu inkar edemem.

Kitabın konusuna gelirsek; -Spoiler İçerebilir- Baş kahramanımız Hazel Grace troid kanseri ve sürekli oksijen tüpüne bağlı olarak gezmekte. Hazel hastalığı dolayısı ile kendini dış dünyaya hemen hemen kapatmış. Arkadaş edinmekten kaçınan sadece ailesini yakınında tutan bir kız ama annesinin ısrarları ile Kanserli Çocuklar Destek Grubuna katılır. Hiç istemeden gittiği o grupta ise hayatının mucizesi Augustus ile karşılaşır. Augustus destek grubuna sürekli gelen biri değil sadece arkadaşı Isaac'e destek olmak için gelmiştir ancak Hazel ile yolları o gün orda kesişir ve aslında bir daha hiçbir şey eskisi olmaz. Augustus da bir zamanlar kanser hastası olmasına rağmen o dönemde Hazel'e oranla çok daha sağlıklı. 
Daha öncede dediğim gibi Hazel kendini biraz insanlardan soyutladığı için aşka inanması ve yaklaşması çok kolay olmuyor. Çünkü o (kitaptaki içimi burkan benzetme ile) çevresindeki insanların hayatlarında el bombası gibi olmak istemiyor. Öldükten sonra onlarda sadece acı ve bir yara izi bırakmak istemiyor.Ancak aşk bir şekilde ele geçiriyor Hazel Grace'i ve o bunu şu şekilde ifade ediyor. "O okurken uykuya dalar gibi aşık oldum; önce yavaş yavaş, sonra bir anda." Öyle içime dokundu ki bu ifadesi. 
Ayrıca Hazel'ın bir baş ucu kitabı var defalarca okuduğu ve asla okumaktan bıkmadığı;  Peter Van Houten - Görkemli Izdırap kitap boyunca kitabın gerçek olup olmadığı kafamı kurcalayıp durdu. Dayanamadım, Google'da arattım ama maalesef bu kitapta yazarımız John Green'in kurgusundan başka bir şey değilmiş keşke gerçek olsa demeden de edemedim. Ki gerçek olsaydı bende kısmen Hazel gibi sonunun merakı ile yaşayamazdım.
Aynı Yıldızın Altında bana kalırsa sıradan bir aşk hikayesi değil. Yani aslında sadece bir aşk hikayesi değil. Kitap bize masum bir aşkın gölgesinde, kanserli çocukların ve onların yakınlarının yaşadıklarına da ışık tutuyor.
Aslında anlatcak bir çok şey var ama zaten bir sürü spoiler verdim birazı da süpriz kalsın.
Merak eden ve benim yorumumu bekleyen arkadaşlarım; alın okuyun, pişman olmazsınız.
Puanım; 5/5
Altı Çizili Cümleler:
  • Aşk her halükarda sözünü tutmak demek. Syf 67
  • Acı hissedilmeyi talep eder. Syf 69
  • "Peki" dedi sonsuzluk kadar uzun gelen bir süre sonra. "Belki peki bizim sonsuza dek'imiz olur." "Peki," dedim. Syf 79
  • Evlerin tuhaf yanı hayatlarımızın büyük kısmı içlerinde geçmesine rağmen dışarıdan sanki hiçbir zaman hiçbir şey olmuyormuş gibi görünmesi. Syf 146

1 Eylül 2013 Pazar

Mitch Winehouse - Kızım Amy || Kitap Yorumu


Orjinal Adı: Amy, My Daughter

Türkçe Adı: Kızım Amy
Yazar: Mitch Winehouse
Çevirmen: Güneş Demirel
Sayfa Sayısı: 352
Baskı Yılı: 2013
Dili: Türkçe
Yayınevi: Pegasus




Milyonları büyüleyen eşsiz bir sesin trajik öyküsü"Bir pop trajedisinin gerçek öyküsü… Cesurca, açıklıkla ve samimiyetle yazılmış." Q magazine"Çok ünlü olmayı hayal ediyorum. Sahnede olmak istiyorum.Bu tutku yaşadığım sürece devam edecek. İnsanların sesimi duymalarınıve beş dakikalığına dertlerini unutmalarını istiyorum.Konser biletleri, Batı Yakası ve Broadway Şovu biletleri bir çırpıda tükenen bir aktrisve şarkıcı olarak hatırlanmak istiyorum."    Amy Winehouse, 12 Yaşinda

- Değerlendirmem -

Açıkcası kitabı okumamın sebebi deli bir Amy Winehouse hayranı olmam değil. Evet seviyorum ancak körü körüne bir hayranlığım yok yada yoktu diyebilirim. Ama babasının bu kitap ile açtığı pencere sayesinde hayatına ufak bir bakış atma fırsatı buldum, bulduk. Ve bu inanılmaz duygular yaşattı bana. Yer yer eğlendim, yer yer gözlerim doldu, bazen ise kızdım Amy'e çok kızdım hemde. 
Ama o aslında hepimizin yaşamak istediği 'derin aşk' duygusunu dibine kadar yaşamış bir kadındı. Aslına bakılırsa Amy aşk acısından ölüneceğinin kanıtıydı. Çünkü; aşk insanı her zaman mutluluğa sürüklemiyordu maalesef.
Öyle ki hayatını adadığı ama karşılığında sadece onun hayatını mahveden adam Blake ile tanışmadan önce bağımlılara aptal derdi, sonra aşk ve saplantı Amy'i aptala çevirdi. 
Kitap birinin hayatını okuyormuş gibi değil de bir romanı okuyormuş gibi hissettiriyor. Samimi ve sıcak bir dille yazılmış.Mükemmel bir baba kız ilişkisine imrendim. Mitch sadece bir baba değil aynı zamanda Amy'nin en yakın arkadaşıydı da. 
Yeteneğinin küçük yaşından beri farkında olan bir kadın Amy. Ve kitaptan edindiğim tecrubeye göre o hep marjinaldi, hep diğerlerinden başkaydı. Okulu hiçbir zaman sevmemesine rağmen müzikte hep zirvedeydi.
Aslında Blake ile tanışana kadar her şey yolundaydı Amy için.
Öyle bir aşk ki saplantılı, tutkulu. Blake ne yaparsa yapsın göz yuman, karşı koyamayan hep affeden, hep kendinden veren bir kadın. Tek bildiğim mükemmel bir yüreğe sahip bir kadın olduğu..
Daha fazla anlatmıyım en iyisi siz alın ve okuyun hatta okutturun.
Kitapta Amy Winehouse'a ait bir kaç resimde mevcut..
Onlardan bazıları;


-Altı Çizili Cümleler-



  • Sadece yapman gerekeni yaparak, yıllar içinde gelmen gereken noktaya geliyorsun.
  • Yaşamak için seviyorum ve sevmek için yaşıyorum.
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...