Everest Yayınları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Everest Yayınları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

25 Aralık 2013 Çarşamba

Aslı Erdoğan - Kabuk Adam || Kitap Yorumu

Kitabın Adı: Kabuk Adam
Yazar: Aslı Erdoğan
Çevirmen: -
Sayfa Sayısı: 140
Basım Yılı: Mitos Yayıncılık ilk baskısı 1994 / EVRST 2006
Yayınevi: Everest Yayınları
Tür: Romantik, Kurgu





Dünya okurlarınca "geleceğe kalacak elli yazar" arasında sayılan Aslı Erdoğan'ın sayılan Aslı Erdoğan'ın yayımlandığı günden bugüne değerini ve yerini hiç kaybetmemiş ilk romanı: Kabuk Adam. Türk edebiyatında olduğu kadar dünya edebiyatında da yeni bir yazarın doğuşuna tanıklık eden bir kitap. Şık olmakla cinayet işlemek arasındaki o çok ince çizginin öyküsü.
"Size Kabuk Adamın öyküsünü anlatacağım, tropik bir adayı, cinayet ve işkencenin, şiddetin bataklığında filizlenen bir aşkı, içinde yetiştiği toprak kadar acı dolu bir aşkı anlatacağım. Çıldırtıcı gücünü sonuna dek yaşanmayan arzulardan, en gizli hayallerden alan bir tutkuyu, ölümle yaşamın sınırında kurulan mucizevi bir dostluğu ve bütün yıkımların nedeni olan korkuyu, insanın en temel özelliği olan korkusunu, alçaklığını, umutsuz yalnızlığını.. Tropiklerde, o gözden ırak adada öğrendim ki, cennetle cehennem iç içedir, ancak bir katil bir peygamber olabilir ve insan bir başkasına, aynı karabüyü ayinlerindeki gibi, dönüşebilir, çünkü insanın tam zıddı gene kendisidir."
(Tanıtım Bülteninden)

Daha önce bir Aslı Erdoğan kitabı almama rağmen henüz okumamıştım rafta bekleyen arasında kalmıştı Bir Delinin Güncesi. Oysa instagram da severek takip ettiğim ve kitap önerilerine değer verdiğim biri Kabuk Adam'dan öyle övgü ile bahsedince okumalıyım diye düşündüm. Ve o hafta aldım.
Dikkat ile uyarıyorum; eğer bir işiniz var da şöyle ilk sayfasına bir bakayım nasılmış sonra işe dönerim deyip de sakın ama sakın okumaya başlamayın!  Çünkü; kitap daha ilk cümleden, ilk paragraftan insanı içine çekiyor. Uyku tutmuyor okuyayım da biraz mayışırım diye başladığım kitap uykusuzluğumun adı oldu çıktı.
Okumayan kaldı mı bilmiyorum, okuyanlar bilir ki Kabuk Adam, Aslı Erdoğan'ın ilk kitabı. İnsan kitabı bitirdiğinde düşünmeden edemiyor. Bu nasıl ilk eser olabilir diye? Hiç mi amatörlük olmaz hiç mi insan anlamaz. Gayet güzel her şeyin yerinde olduğu bir kitaptı.
Şunu söylemeliyim ki bu kitapla beraber kitap kalınlığının kitabı iyi yada kötü yapmadığını bir kere daha gördüm. Yani 140 sayfaya kocaman bir duygu sığdırmış Aslı Erdoğan. 
Kitabın konusuna kabaca girecek olursak iş için Karayipler'e gelen bir kadının ummadığı anda hiç tahmin edemeyeceği biriyle yaşadığı aşkı konu ediyor. Aslında konuyu deşip de kitabın heyecanını kaçırmak istemiyorum. Şöyle diyebilirim ki çok şeyler yaşamış iki insanın birbirine karşı nasıl yavaş yavaş çözüldüğünü göreceksiniz. Tabi ki sonunu söylemeyeceğim.^^
Dipnot; Aslı Erdoğan geleceğe kalacak 50 yazar arasında kabul edilen bir yazar. Ancak ben hiçbir eleştiride bulunmadım çünkü henüz sadece bir kitabını okudum. Gerçi ilk kitabı bile bu kadar güzel olan bir kadın nasıl kötü yazabilir ki? Düşünemiyorum.

Altı Çizili Cümleler:
1. Bazen insana hiçbir şey hatırlamak kadar acı veremez, özellikle de mutluluğu hatırlamak kadar. Unutamamak. Belleğin kaçınılmaz intikamı. Herhangi bir iz taşınıyorsa eğer, bu bir zamanlar bir yara açıldığındandır.
2. Yaşadıklarım, o her biri elmas değerindeki anlar su damlaları gibi kayıp gitti avucumdan.
3. Bana kalırsa, kişisel tarihimin tek bir teması vardı; hayal kırıklığı.
4. ...her insanın, gün gelip de düşüp parçalanmaktan kendini güçlükle alıkoyduğu bir uçurumu vardır.
5. Bu öykü, perde aralarında çalınan bir piyano müziği olacaktı yaşamımda ya da karanlık gökyüzünde anlık bir şimşek.
6. Bugün artık biliyorum: Hayatın bizlere verip verebileceği tek ödül, tek armağan, sevgi dolu bir insandır ve biz böyle bir insanı, ilk fırsatta katlederiz. Sonra da, ömür boyu, bu asla bağışlanmayan günahın lanetini sırtımızda taşırız.

19 Aralık 2013 Perşembe

Orhan Kemal - Yüz Karası || Kitap Yorumu

Kitabın Adı: Yüz Karası
Yazar: Orhan Kemal
Çevirmen: -
Sayfa Sayısı: 102
Basım Yılı: 2011
Dili: Türkçe
Yayınevi: Everest Yayınları






İlk defa 1960 yılında yazılıp, bugüne kadar tefrika edildiği gazetelerin sayfalarında kitaplaştırılmayı bekleyen bir roman Yüz Karası.
Elli yıl sonra ortaya çıkan bu roman, Işık Öğütçünün önsözüyle hikâyesini anlatmaya başlıyor. Adananın fakir bir mahallesinden başlayıp İstanbula uzanan bu öyküde fakirlik, büyük umutlar ve haysiyet konuları işleniyor. Birbirinden farklı karakterlerdeki iki kardeşin yaşam mücadelesini; açgözlülük, kısa yoldan köşeyi dönme ve vicdan muhasebesiyle okurlara aktaran Orhan Kemal, her zaman en açık halini anlattığı insanın bu kez yüzünün karasını ortaya çıkarıyor.
Orhan Kemalin kitapları bîr okurum hayatta rastlayabileceği o çok nadir hazineler arasında yer alır. Çok az yazar okurunun dünyasında onun kadar iz kakır, çok az yazar okurunu onun kadar biçimlendirir. Orhan Kemal umudu ve aydınlığı yeniden kazanmamız için yol gösterir bize. Edebiyatımızın en değerli ustalarından biri olan Orhan Kemalin kitapalrını yayımlamaktan onur duyuyoruz.

Bildiğiniz üzere Yazar Ayları etkinliğinin bu ay ki konuğu Orhan Kemal. Bende bir kaç ay önce 2 tane Orhan Kemal kitabı almıştım Yüz Karası ve Baba Evi. Baba Evi seri kitap olduğu için etkinlik dahilinde Yüz Karası'nı okuma kararı aldım. Kitap kaç gün elimde süründü bir türlü okumaya başlayamadım. Neyse ki bugün başlayıp bugün bitirdim. Zaten 102 sayfacıktı. 
Kitabın konusuna gelmeden önce kitap hakkında küçük bir bilgi vereyim. Yüz Karası, Orhan Kemal'in kayıp romanı diye geçiyor çünkü roman 51 sene önce yazılmasına rağmen günümüzde oğlu tarafından bulunup baskıya veriliyor. 
Kitabın konusuna gelirsek öncelikle söylemeliyim ki, kitap kurgudan öte gerçeklere ışık tutuyor yani zamanında yaşanmış, yaşanabilecek bir konuyu işliyor. 
Kitap Orhan Kemal'in çoğu romanı gibi Adana da geçiyor ancak Adana'da kalmıyor İstanbul'a uzanıyor.
Dondurmacılık yapan İlyas'ın ikisi erkek olmak üzere 4 çocuğu vardır.Kızlardan biri bebedir diğeri fabrikada çalışır. Erkekler ise biri (Ahmet) İstanbul'da tıp okur diğeri (Memed) ise futbol ile ilgilenir, Memed abisinin okuması için okuldan alınmıştır. Çünkü İlyas'ın maddi gücü iki çocuğu  okutmaya yetecek gibi değildir. Ahmet evin ne kadar göz bebeği ise Memed o kadar itelenen hor görülen çocuktur. Ailesinin gözünde haylaz, tembel, işe yaramaz bir "Yüz Karası"dır.
Evdeki hatta mahalledeki herkes umudunu Ahmet'e bağlar. Özellikle de baba İlyas. Oğlum doktor çıkacak bizi buradan kurtaracak, lüks apartmanlarda oturacağız, yepyeni elbiseler giyip en lüks kahveye gidip hava atacağım diye hayaller içerisinde hayatını geçirip durur. 
Bir yandan da Memed'i abisi ile kıyaslayıp ezer sürekli. Ağzında tek bir cümle dolaşır; "bundan adam olmaz."
Memed sürekli İstanbul'a gitmek ister, oraya gidip büyük bir futbol kulübünde kendini gösterip futbolcu olmayı ister ama annesini geride bırakmaya içi el vermez bir türlü. Bir gün bir takım olaylar sonucu artık Memed'in canına tak eder ve kimseye haber vermeden memleketi terk edip İstanbul'a gelir. 
Bir süre kendi başına idare ettikten sonra yolları abisi ile kesişir. Abis Vefa'da eski bir evin odasında kalır, evin diğer odasında ise bir baba kız yaşar. Zaman içerisinde Ahmet ve aynı evde yaşadığı Masume arasında bir yakınlaşma başlar ve ilerleyen zaman ile birlikte sevgili olup gelecek hayalleri kurarlar. Ancak Ahmet'in gözünü bir süre sonra para kazanma hırsı bürür ve olaylar bundan sonra değişir.
Kitabın ana teması bana kalırsa, okumakla adam olunmuyor!
Romanın sonu sizi derinden etkileyecektir.

Altı Çizili Cümleler:
1.Hayat, herkesin katıldığı başsız sonsuz bir koşudur. Bacakları kuvvetli, soluğu bol olan kazanır. 

18 Eylül 2013 Çarşamba

Rauda Jamis - Frida Kahlo; Aşk ve Acı || Kitap Yorumu

Orjinal Adı: Frida Kahlo
Türkçe Adı: Frida Kahlo, Aşk ve Acı
Yazar: Rauda Jamis
Çevirmen: Hülya Uğur Tanrıöver
Sayfa Sayısı: 304 + 16 syf fotoğraf albümü
Basım Yılı: 2002
Dili: Türkçe
Yayınevi: Everest Yayınları
Satın Almak İçin: D&R | İdefix




"Gecelerim, çarpan kocaman bir yürek gibi. Gecelerim aysız; pencereden süzülen gri ışığa gözünü kırpmadan bakıyor. Gecelerim ağlıyor, yastığım nemli ve soğuk. Gecelerim beni yokluğuna itiyor; seni arıyorum, yanımdaki dev bedenini, soluğunu, kokunu arıyorum. Neredesin? Bedenim, şu sakat külçe, senin sıcaklığında bir an kendini unutmak istiyor. Gecelerim paçavraya dönmüş bir yürek. Gecelerim beni aşkla tutuşturuyor, ama senin eksikliğini çektiğini biliyor ve bu gerçek karanlıkta bir bıçak gibi parlıyor. Gecelerim sana uçabilmek, seni uykunda sarmalayıp bana getirebilmek için kanatları olsun istiyor. Ama gecelerim her türlü deliliğin yasak olduğunu ve düzensizlik yarattığını biliyor. Gecelerim senin ve benim hazza eriştiğimizi görmek için röntgencilik yapmak istiyor, ama bedenim birkaç sokağın ya da adi bir coğrafyanın bizi ayırdığını anlayamıyor..."
Arka Kapak

Frida ile 3 sene önce tanışmıştım ingilizce hazırlık kitabımda taa o zamandan beri aklıma kazınmıştı. Onca acıya rağmen ayakta durabilen güçlü bir kadın. Üstelik çoğumuzun acı sandığı şeylerin acı bile olmadığını görüyorsunuz onun hayatına baktığınızda.. Bu kitabı uzun zamandır okumak istiyordum ama beni sarscağını bildiğimden duygusallığımın en aza indirgenmiş zamanlarında okumayı bekledim hep. Okurken ağlamadım belki ama içimde bir yerlere dokundu Frida. Tam anlamıyla şanssızlıklar prensesi bir kadın var karşınızda. Kitabın sonlarına doğru artık dedim ki ben olsaydım intihar ederdim herhalde. O kadar zor ki.. Geçirdiği çocuk felci yüzünden bacağında problemler olan Frida'nın hayatı 19 yaşında geçirdiği bir trafik kazası ile tamamen tepetakla gelecektir. 17 Eylül 1925'te okuldan eve dönerken sevgilisi ile içinde bulunduğu otobüse tren çarpar ve Frida ağır yaralanır. Hayatı boyunca kaza sonucunda kırılan omurgaları ve bacağındaki problem yüzünden 32 tane ameliyat geçirip en son bacağı kesilecektir. Tüm bu sağlık problemlerinin dışında duygusal dünyasında da sürekli çalkantılar yaşayan Frida tüm bunların içerisinde ayakta durabildiği için gerçekten çok güçlü bir kadındır benim gözümde.Hayatta en çok istediği şeylerden biri çocuk sahibi olmak olmasına rağmen Frida hamile kaldığı 3 çocuğunu da kaybedecektir ve bunları büyük bir acı ile resmetmiştir. Kocası (ünlü ressam) Diego Rivera'yı ölümüne sevmiştir Frida öyle ki Diego'nun tüm çapkınlıklarını, kaçamaklarını sineye çeker, kabullenir. En iğrencini bile. Diego bir dönem Frida'nın öz kardeşi Christina ile aşk yaşacaktır. Frida ile Diego bir dönem boşansalar da daha sonra tekrar bir araya gelip evlenirler. Frida'nın hayatına Diego'dan başkaları da girse onun sonsuz ve daimi aşkı hep Diego olmuştur ki bunu yaptığı otoportreler de görmek mümkün.

Her şeye rağmen okuduğum sanki bir biyografi değil de bir romandı. Çünkü gerçek olmasını istemeyeceğim kadar acı vardı, sancı vardı.

Altı Çizili Cümleler:
  • Umutsuz düşler insanı öldürür. Syf 4
  • Acılar geçicidir ama her sevinç, sonsuzluğa derin, en derin sonsuzluğa uzanır. Syf 15
  • Bu, bitmek bilmez bir can çekişmeden ibaret olan yaşamımla ilgili olarak şunu söyleyebilirim: Ben uçmak isteyip de uçamayan bir kuş gibiydim. Syf 26
  • "Belki sulugözlüyüm" diye düşündü, ama gözyaşlarımın hep haklı bir nedeni vardır! Eğer ağlamaya da gücüm kalmasaydı herhalde ölürdüm. Syf 95
  • Kendimi hem kendim için yaşayabilecek denli güçlü ve iç zenginliğine sahip hissediyorum, hemde değil bir davranışın, en ufak bir düşüncenin bile paralayabileceği kadar dayanıksızım. Syf 226
  • İnsanın kanını tükettiği gibi bende gözyaşımı tüketiyorum.. Gözyaşı, kanın negatif baskısıdır. Sonuçta aynı şeydir. Sözcüklerin, bedenin akması, sıvılaşmasıdır. Kabuk tutmayan yaraların sıvılaşmasıdır. Tabii, eğer insanın kökleri kurumuyorsa.. Syf 227
Kitabın sonundaki albümden;

8 Eylül 2013 Pazar

Kitap Alışverişi #4

29 Ağustosta sipariş vermem rağmen kitaplarım dün geldiler ve anca bugün yazma fırsatı bulabildim. Söz konusu kitap alışverişi olunca ben biraz sabırsız ve aksi olabiliyorum. Yani beklemek zor geliyor hemen elimde olsun.istiyorum ve eminim bu konuda da yalnız değilim. (değilim dimi?)
Beklemesi ızdırap olan 9'ün sadece 3 günü kargoda geçti inanamadım. Geçen alışverişimde de kargom sabahtan şubeye ulaşmasına rağmen ertesi günü getirdiler. Bu konuda sürat kargoyu feci halde kınıyorum. Kitap Sihirbazına da en azından bir takip linki vs koymalarını rica ediyorum. Neyse bu kadar atarın ardından gelelim kitaplarıma.
Aslında Frida Kahlo'nun Yapı Kredi Yayınlarından çıkan 'Frida Kahlo Kendi Gerçeğimin Resmini Yapıyorum' kitabını istiyordum ama baskısı tükenmiş ve ne kadar aradıysam da bulamadım ve alternatif olarak buna yöneldim. Umarım güzeldir, okuyanınız varsa bana bilgi verirse sevinebilirim. Kitabın sonunda Frida'nın yaptığı resimler ve ona ait bir kaç fotoğraf var. 
Seçilmiş Kişi'nin arka kapağını okuduğumda bana çok çarpıcı gelmişti ve daha sonra alınacakların arasına eklemiştim ve bu alışverişte hep kitap beni etkilediğinden hemde yalan söylemeyeceğim kargoyu bedavaya getirmek için attım sepete :)
Lady Chatterley'in Sevgili tamamen bir arkadaş önerisi. Umarım güzeldir ve aldığıma pişman olmam.
Zaman Yolcusunun Karısına gelince kendisi merak ettiğim bir kitaptı ama 25 tl vermekten kaçındığım.bir kitaptı aynı zamanda tamam kitaba para vermeye acımıyorum ama yine de bazen tereddüt ettiğim oluyor ve bu defa iyi tereddüt etmişim. Önce D&R'da 9.90'na indi ancak o ara kitap alışverişini sahaftan yaptığımdan kaynadı durdu.. Daha sonra Kitap Sihirbazından gelen mail ile dedim ki iyiki oyalanmışım. Çünkü kitap son olarak inebileceği en alt seviyeye inerek 5.90'ı gördü. Bende hemencik aldım tabi ve böylelik ile 14.10 tl kar etmiş oldum. İndirimleri çok seviyorum herkes gibi. 
Aslında Frida ile hemen okumaya başlayacaktım kitapları okumaya ama Altın Kitaplar sponsorluğunda yazar ayları için bir çekiliş düzenlemişti Pinuccia'nın Kitapları tarafından bende katılıp Stephen King - 22/11/63'e talip olmuştum hiç umudum olmamasına rağmen şanslı kişiler arasına girip kitabı kazandım kendisi de sağolsun ertesi günü yolladı kitabı. 
Çekiliş şartlarından biri kitabı bu ay içerisinde okuyup yorumlamak olduğundan önceliği ona verdim aldıklarım bir süreliğine rafa kalktı :)



13 Nisan 2013 Cumartesi

Kürşat Başar - Sen Olsaydın Yapmazdın, Biliyorum. || Kitap Yorumu


"Edebiyat, olağanı olağanüstüye dönüştürür. Bu kitabı okurken ilk aklıma gelen cümle bu oldu. Yaşamsal olanla zihinsel olanın birbirini beslediği bir yazma biçimi, çağrışımlarla anılarda kurulan, ritmi hiç düşmeyen bir edebiyat, anlatım temposu..."
- Doğan Hızlan
"Çok az romanda üslup, yazım tekniği ve tema birbirlerini bu denli çarpıcı biçimde tamamlamıştır. Üslup temayı, hiçbir romanda bu denli yeniden biçimlendirmemiş, yaratıcılığın ve yaratılanın adı üslup olmamıştır. Post-modernizmin ne olduğunu merak edenler bu romanı okusunlar. Başar, hiçbir şekilde post-modernist değil ama roman post-modernizmin ta kendisi..."
- Ali Bayramoğlu

Sayfa Sayısı: 115
Baskı Yılı: 2012
Dili: Türkçe
Yayınevi: Everest Yayınları
#

Aslında görüldüğü üzere ince bir kitap ama bu hafta ananem bizdeydi o yüzden kitaba pek vakit ayıramadım ve 1 günde bitecek kitap 4 gün elimde süründü. Dün artık isyan edip bitirdim kitabı. 
Kürşat Başar'ın 3 kitabını aldım ve en çok öneriyi Başucumda Müzik almasına rağmen ben bununla başladım Kürşat Başar okumaya ve sevdim. Dili yalın akıcı ama karakter analizini çok uzun tutuyor sanki.
Kitabın başında Selin'i, Elfe'yi ve Nevit'i (buda nasıl isimse) tanıyoruz. Yapılarını çözüyoruz. Beni en çok etkileyense Selin'in güçlü duruşu oldu. Evet hatalar yaptı, yanlışlar yaptı, acılar çekti ama hep ayakta kaldı. Acıyı yenemedi ama onunla yaşamayı öğrendi. Diz çökmektense direndi.
Birine çok yakınken aslında arada uçurumların olmasını gördüm. Ve o uçurumlarda azıcıkta kendimi gördüm.
Kitapta bir çok güzel yer olmasına rağmen beni kalbimden vuran son sayfa oldu. O mektup ve o mektubun son satırları içimi söktü diyebilirim. Belki annem olmasa ağlardım da bilemedim şimdi.
Kitap bittiğinde ise içimden geçirdiğim cümle şu oldu ; Keşke insan aşık olacağı insanı seçebilseydi.
Puanım: 5/4

Altı çizili cümlem çoktu ama ben sadece bir tanesini paylaşmak istiyorum.


Bahsettiğim mektuptan bir bölüm.
D&R'dan %22 indirim ile alabilirsiniz.



Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...