Sırça Fanus etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Sırça Fanus etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

7 Kasım 2013 Perşembe

Sylvia Plath - Sırça Fanus 50 yaşında!

Sırça Fanus'un ilk basımı 1963'te yapılmıştı. Ve üzerinden tam 50 yıl geçmiş, yarım asır.. Sırça Fanus'u daha önce okumuş yorumlamıştım. Buradan ulaşabilirsiniz. Sırça Fanus hakkında inanılmaz fazla mail alıyordum. Nereden aldığımı, nasıl bulduğumu soranlar dışında satmamı isteyenler vs çıkıyordu. Açıkcası ben uzun bir süreç geçirdim bu kitabı bulmak için. Can yayınları baskısını durdurmuştu, piyasadakiler tükenmişti derken kafayı yicektim ki 2. el kitaba başvurdum ilk durağım tabi ki Nadir Kitap oldu ama o dönem orda da bulamadım. Şansıma Sahibinden.com da buldum hemde şuan 50tl'ye falan satılırken 2.5 tl gibi komik bir fiyata tabi ki anında aldım. Sizde benim gibi kitabı bulamayıp, kafayı yiyenlerdenseniz eğer MÜJDE! Kırmızı Kedi Yayınevi, Sırça Fanus'un 50. yılına özel baskı çıkarmış. Size tavsiyem bu fırsatı kaçırmamanız.
Zira sonradan araması bulması zor olabiliyor.
Yayınevinin kendi sitesin de 14.25 tl gibi bir fiyata edinebilirsiniz.

21 Nisan 2013 Pazar

Sylvia Plath - Sırça Fanus || Kitap Yorumu

Uzun zamandır yazıcam kitap hakkında ama sanki üstümde bir kaya varmış gibi. Gözümde büyüdü durdu kısmet bu geceye imiş.

Sırça Fanus, 20. yüzyıl edebiyatının efsane yazarlarından Sylvia Plath’ in tek romanı. İlk kez 1963’te yayımlanan kitap, Plath’in kendi gençlik bunalımlarından yola çıkan, büyük ölçüde özyaşamöyküsel bir yapıt. Amerikalı aydınlar üzerinde acımasız bir baskı kuran McCarthy döneminde, üniversite öğrencisi genç bir kızın zihinsel rahatsızlığını, intihar girişimini ve yeniden yaşama dönme uğraşını anlatır Sırça Fanus. Ne var ki, Plath’in şaşırtıcı akıcılıktaki üslubu, ayrıntılara inen keskin gözlemciliği ve kurgulama ustalığı, Sırça Fanus’u iç karartıcı bir bunalım romanı olmaktan çıkarır, insan ruhunun derinliklerinde cesaretle gezinen eleştirel bir yapıta dönüştürür. Şiirleri ve öykülerinde de yabancılaşma, ölüm ve kendini yok etme temalarını işlemiş olan Plath, bu romanın yayımlanmasından bir ay sonra, otuz bir yaşında, yaşamına kendi eliyle son vermiştir.
(Arka Kapak)
Orjinal İsmi ; The Bell Jar
272 Sayfa.

Sylvia Plath'ın bu romanını daha önce bir çok yerde görmeme rağmen üstümde hiç merak uyandırmamıştı. Taa ki Nilgün Marmara'nın Sylvia araştırmalarına rastlayana kadar. Kısacası kitabı merak etmek için piyasadan tamamen kalkmasını, bitmesini beklemişim. Hiçbir yerde bulamadıktan sonra en son 2. el olarak almayı düşündüm. Zaten severim eski kitapları, yaşanmışlıkları. Sonunda buldum aldım.
Anlatımı, dili sade. Okumakta zorluk çekmezsiniz kesinlikle.
~*~
Kitapta bir insanın iç dünyasında yolculuk ediyorsunuz ve bu insanın Sylvia olması da ayrı cezbedici. Ucundan bucağından onun hayatına dokunabilmek, biraz olsun anlayabilmek güzel hissettiriyor.
Ester Greenwood'un yapabildikleri , yapamadıkları kısacası hayatındaki iniş çıkışlara tanık oluyor. Onunla beraber zirveye çıkıp onunla beraber dibe batıyorsunuz kitapta. Herkes zaman zaman kendini bir fanusa kapatılmışcasına boğuluyorken bulmaz mı? 
Gerçek hayata gözlerimizi çevirdiğimiz de Sylvia Plath tıpkı Ester gibi sırça fanusunda nefes alamayanlardandı. Ama o buna daha fazla katlanamayıp hayatına son vermeyi seçti.
Kitabın ilk basımın da Sylvia kitabı edebi açıdan yeterli bulmayıp takma bir isimle yayınlamıştır. Oysa şimdi bu kitap herkesin başucunda tutacağı eşsiz kitaplardan biri.
Bir acının büyük başarısı yani.
Puanım:5/4.5
~*~
Kitaptan alıntılar;

“Sırça Fanus'un içinde ölü bir bebek gibi; tıkanıp kalmış biri için, dünyanın kendisi iyi olmayan bir düş.”
~*~
“Korkulu bir rüya görmek yerine, uyanık kalmak çok daha iyidir.”
~*~
Ester ; Bir kadının bir erkekte bulamayıp da, bir kadında bulduğu şey nedir?Doktor ; Sevecenlik…



Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...