12 Ağustos 2013 Pazartesi

Okuma Şenliği İlk Ayını Doldururken...

9 Ağustosta okuma şenliği ilk ayını doldurdu.
Etkinlik 9 Temmuz - 9 Ekim  aralığında devam etmekte.
Okuma şenliği ile ilgili ayrıntılı bilgi için buraya , yok bu bana yetmedi daha da ayrıntılı bilgi istiyorum diyorsanız da sizi buraya alalım.

Şimdi bu bir ay içerisinde neler okudum, kaç puan topladım bunlara bakıcaz.

Temmuz ayı benim için etkinlik kapsamında en verimli ayımdı diyebilirim. Zira Ağustosa gireli 12 gün olmasına rağmen 1 haftadır aynı kitap elimde geziyor.

Şimdi listeme geri dönelim;





5 puan: Yukarıdaki kuralların hepsini boş verip canının istediği herhangi bir kitabı okuyanlara.
French Oje - Keşke Ben Uyurken Gitseydin (299 sayfa)  -Okundu-

5 puan: Genel kural 200 sayfalık kitap okumak olsa da 150 sayfadan kısa bir kitap okuyanlara.
Albert Camus - Tersi ve Yüzü (80 sayfa)  -Okundu-


10 puan: Okuduğu kitabın adında bir renk olanlara.
Mustafa Kutlu - Mavi Kuş (211 sayfa)  -Okundu-

10 puan: Bir serinin ilk kitabı dışındaki bir kitabını okuyanlara.
Tess Gerritsen - Çırak (417 sayfa)  -Okundu-
-Serinin ikinci kitabı-

15 puan: Kendisi dışında herkesin o kitabı okuduğunu düşünüp sonunda o kitabı kendisi de okuyanlara.
Paulo Coelho - Veronika Ölmek İstiyor (203 sayfa)

15 puan: Yasaklanmış bir kitap okuyanlara.
Jose Mauro De Vasconcelos - Şeker Portakalı (208 sayfa)  -Okundu-
-Sevgili Ülkem de müstehcen diye yasaklandı.-

20 puan: Esas mesleği yazarlık olmayan bir kişinin yazdığı bir kitabı okuyanlara.
Mitch Winehouse - Kızım Amy (336 sayfa)
-Asıl mesleği taksi şoförü-

20 puan: Türü kurgu olmayan bir kitap okuyanlara.
Rauda Jamis - Frida Kahlo: Aşk ve Acı (304 sayfa)
-Türü: İnceleme

20 puan: Hiç görmediği bir ülkede olayların geçtiği bir kitap okuyanlara.
Arthur Golden - Bir Geyşanın Anıları (559 sayfa) -Şuan Okuyorum-

25 puan: 400 sayfadan uzun bir kitap okuyanlara.
Tess Gerritsen - Günahkar (417 sayfa) 

25 puan: Romanın yazarı veya karakterlerinden birinin adı veya soyadı kendisininkiyle aynı olan bir kitap okuyanlara.
Müge İplikçi - Kül ve Yel (229 sayfa)  -Okundu-

30 puan: Kendi doğum yılında doğan veya ölen bir yazar tarafından yazılmış bir kitap okuyanlara.
Cemal Süreya - Sevda Sözleri (336 sayfa)

Toplam da 6 kitap bitirip 70 puan almışım.
Okuduğum kitapların yorumu için:

  1. French Oje - Keşke Ben Uyurken Gitseydin
  2. Albert Camus - Tersi ve Yüzü
  3. Mustafa Kutlu - Mavi Kuş
  4. Tess Gerritsen - Çırak
  5. Jose Mauro De Vasconcelos - Şeker Portakalı
  6. Müge İplikçi - Kül ve Yel


En çok puan getiren olmasına rağmen aralarında okuduğum en kötü kitap;
Müge İplikçi Kül ve Yel oldu.
En iyisi ise tartışmasız Şeker Portakalı idi.
Bunca zaman okumayı ertelediğim için kendime kızıp durdum.
Mutlu haftalar *-*

5 Ağustos 2013 Pazartesi

Mustafa Kutlu - Mavi Kuş || Kitap Yorumu

Kitabın Adı: Mavi Kuş
Yazarın Adı: Mustafa Kutlu
Sayfa Sayısı: 211
Baskı Yılı: 2002
Dili: Türkçe
Yayınevi: Dergah Yayınları

-Arka Kapak-

Sıcaktan dili dışarı düşmüş bir köpek sarsak, ağır ve bezgin adımlarla meydanı bir baştan ötekine geçip köşedeki kasabın önünde durur.
Oracıkta dikilen kıdemli sokak kedileri kendilerine benzeyen bu yaşlı köpeği umursamaz.

Kasap dükkanının gölgeli kapısında naylon şeritlerden, rengarenk boncuklardan oluşmuş bir sineklik asılıdır.

Sineklik kıpırdamaz.
Havada en ufak bir esinti yoktur.



-Değerlendirmem-
 Mavi Kuş çok merak ederek aldığım bir kitaptı ve okuduğum ilk Mustafa Kutlu eseri oldu. 
Kitabın ilk 15 sayfası olayın geçtiği köyü betimlemek ile geçiyor ve ilk bir kaç sayfası beni o kadar bayılttı ki. 
Okumasam mı acaba bile dedim sonra kendime kızdım peşin hüküm verdiğim için. 3 gündür ananem bize olduğu için okumaya pek fırsatım olmasa da  bugün nolursa olsun bitircem dedim ve bitti. 15 sayfalık betimleme kısmı geçtikten sonra,
sımsıcacık bir hikaye sizi bekliyor. Adı mavi kuş olan bir otobüste yaşananlar kah üzüyor, kah şaşırtıyor, kah güldürüyor.
Ben özellikle Bilal'in hikayesine çok üzüldüm.
Ama kitabın sonu hiç beklenmedik şekilde bitiyor ve buda ne şimdi? diye şaşırıp kalıyorsunuz.
Daha iyi olabilirdi dedim sadece sonu yüzünden çok alakasız bir yere bağlanmış sanki yazar sonunu yazmaya üşenmiş ve
kestirip atmış gibi bir izlenime kapıldım. Onun dışında kitabı da kahramanları da çok sevdim.

Puanım:5/3.5


Altı Çizili Cümleler:



  • Ne demişler; "Kendini bilen, Rabbini bilir."
  • Ben bir insanı anlamanın zor olduğunu söylüyorum. Hiç kimse dışarıdan görüldüğü gibi değildir ve bir insanı tanımak yıllar alır. Hatta uzun zamandır tanıdığınız, dost olduğunuz biri, bir an gelir, öyle bir iş yapar, öyle bir söz söyler ki; parmağınız ağızınızda kalır ve "Vay be, ben bu adamı tanıyamamışım demek ki" dersiniz.
  • Ama İstanbul bu. İçinde doğmuş büyümüş birinin yakasını kolayına bırakmaz.





4 Ağustos 2013 Pazar

- Uydurdum Uyuşturdum -

Evet etkinliklere katılma olayı baya sardı beni. Eğlenceli oluyor gerçekten.
Şimdi de yeni bir etkinlik ile karşınızdayım.
Ojebalonjoje Uydurdum Uyuşturdum adlı bir etkinlik düzenlemiş.
Pekte eğlenceli bir etkinlik bize de katılmak düşer.
Sizde katılmak isterseniz yapmanız gereken bişileri uyuşturmak.
Örnek vermek gerekirse;
  • İsterseniz en sevdiğiniz ruj ile ojenizi
  • Küpeniz ile ojenizi
  • Pantolununuz ile ayakkabınızı
  • Rujunuz ile meyve suyunuzu
  • Laptobunuz ile ojenizi
  • Bikininiz ile gözlüğünüzü
  • Kediniz ile tişörtünüzü
  • Saçınız ile saç bandınızı
  • vs vs vs
Daha ayrıntılı bilgi ve etkinliğe katılmak için TIKLAYINIZ.

Ve benim etkinlik fotoğraflarım tabiki kitaplarla ilgili.
Umarım becerebilmişimdir^^
Sarı ve Pembiş uyduruklarımla sizi başbaşa bırakıyorum.
*



3 Ağustos 2013 Cumartesi

Cumartesi İlk 10: Başlamak İstediğim Seriler

Sihirli Kitap'ın ev sahipliğini yaptığı Cumartesi İlk 10 etkinliğinin bu haftaki konusu:
" Başlamak İstediğiniz Seriler"
Uzun zamandır denk geldiğim etkinliğe bu hafta bende katılmak istedim.
Sizde bu etkinliğe katılmak isterseniz tıklayınız.
İşte benim başlamak istediğim seriler;
1. Millennium Serisi - Steig Larsson
Aslında ilk kitabını yarıya kadar okudum ancak arkadaşım kitabını geri kalınca kaldı öyle. Şimdi en kısa zamanda okumayı planladığım seri bu.
2. Elli Tonu Üçlemesi - E.L. James
Çevremdeki herkesin yalayıp yuttuğu bu üçleme beni de meraklandırmadı desem yalan olur.
3. Harry Potter Serisi
Komik gelebilir ama filmlerini bile doğru dürüst izlemediğim bu seriye karşı nedenini bilmediğim bir ön yargım var. Ve o önyargıyı kırmaya kitaplarla başlayacağım.
4. Açlık Oyunları Serisi
Kitaplarını almama rağmen oturupta bir türlü başlayamadığım seriyi okumak için itelenmeye ihtiyacım var gibi hissediyorum.
5. A Game of Thrones / Taht Oyunları
Rizzoli and Isles'ta yaptığım hatayı yapmamak için bu serinin kitaplarını okumadan dizisini izlememeye karar verdim.
6. İnce Memed Serisi - Yaşar Kemal
Edebiyat öğretmenimin tavsiyesi olmakla beraber hep aklımda olmasına rağmen bir türlü kitaplığımda yerini alamadı.
7.  Küçük Mucizeler Dükkanı Serisi - Debbie Macomber
Çok övgüler alan bu seri benimde okumak istediklerim arasında.
8. Lux Serisi - Jennifer L. Armentout
Bloglarda denk geldiğim ve kendisini merak ettirerek okunmak istenenlerin arasına girdi.
9. Boleyn Kızı Serisi - Philippa Gregory
Kitapların kalınlığı beni korkutsa da okumayı çok istediğim bir seri
10.  Gossip Girl / Dedikoducu Kız
Dizisi sarmadı belki kitabı sarar düşüncesi ile okumak istediğim seri

2 Ağustos 2013 Cuma

Tess Gerritsen - Aşk Ölümden Uyanıştır || Kitap Yorumu

Orijinal Adı: Keeper of the Bride
Türkçe Adı: Aşk Ölümden Uyanıştır
Yazarın Adı: Tess Gerritsen
Çevirmen: Bahar Yıldız Çelik
Sayfa Sayısı: 336
Baskı Yılı: 2013
Dili: Türkçe
Yayınevi: Martı Yayınları

Arka Kapak:

O, sadece gerçeği istiyordu.... katil ise onu yok etmeyi....
Önce hayatını birleştireceği insan tarafından düğün günü terk edildi, ardından henüz yaşadığı şoku atlatamamışken büyük bir gürültüyle gerçekleşen patlamadan kıl payı kurtuldu. Peki Ninanın başına gelen bütün bu olaylar bir tesadüf müydü? Yoksa bunların arkasında kimsenin bilmediği acımasız sırlar mı vardı?
Tecrübeli dedektif Sam Navarro tam da bu gerçeği bulmalıdır, hem de hiç vakit kaybetmeden. Nina ve Sam olayların peşine düştüğünde karabasan gibi üzerlerine çöken, son derece keskin bir zekâya sahip, tehlikeli ve gözü dönmüş bir ruh hastasıyla yüzleşmek zorunda kalacaktır...
"Tess Gerritsenin ustalığına yakışan bir gerilim."
Harlan Coben
"Tess Gerritsen sizi heyecanına zor dayanacağınız bir girdabın içine sürüklüyor."
San Jose Mercury News
"Tess Gerritsen bu kitabında aksiyon, macera ve güçlü bir 
romantizmi bir arada sunuyor."
RT Book Reviews
"Tek kelimeyle hayranlık uyandırıcı... Gerritsen, inandırıcı karakterlerin yer aldığı, sağlam bir kurgudan oluşan bu kitapla hayranlarının beklentisini hayli hayli karşılıyor."
Los Angeles Times
"Tess Gerritsen bu romanıyla polisiye-gerilim türünde
zirveyi kimseye bırakmamakta kararlı olduğunu gösteriyor."
USA Today


Değerlendirmem:

Aslında kitabı okuyalı bir 15 gün rahat rahat oluyor ama Temmuz ayını biraz sıkıntılı geçirdiğim için arada kaynamış ve yorumlamayı unutmuşum. Geçen gün Temmuz ayı değerlendirmesini yaparken farkettim.
Nina düğününe 20 dakika kala terkedilen talihsiz bir gelindir ancak talihsizliği bununla da sınırlı kalmıyor maalesef. Her şey o kadar üst üste geliyor ki Nina'nın hayatında pes dedirtiyor. Nina terkedildikten hemen sonra kilisedeki herkesten kurtulup ve kendiyle başbaşa kalmak istiyor. Kendini toparlayıp kiliseden çıktığı anca kilise büyük bir gürültü ile havaya uçuyor.
Ve Nina ile Sam Navarro'nun yolu tam da burda kesişiyor.
Kitap polisiye dışında büyük bir aşkı da konu ediyor. 
Nina'nın her halini görüyorsunuz kitapta; üzgün, korkmuş, ölümle yüzyüze gelmiş, mutlu, aşık her halini.
Sam Navarro ise deli dolu, sert bir polistir. Mesleğinin başında yaşadığı aşkın olumsuz sonuçlanmasından sonra kendini tamamen aşka kapatmış, duygusallığının üzerine duvarlar örmüş bir adamdır.
Nina'nın hayatının en kötü döneminde tanıdığı Sam Navarro ile yakınlaşmasını heyecanla okuyacağınıza eminim.
Aslında Bıçak Sırtını severek okuyan herkesin bunuda severek okuyacağına eminim çünkü konuları tamamen farklı olsada ana hatlar birbirine çok benzer.

1 Ağustos 2013 Perşembe

Tess Gerritsen - Çırak || Kitap Yorumu

Orijinal Adı: The Apprentice
Kitabın Adı : Çırak
Sayfa Sayısı: 392
Baskı Yılı: 2008
DiliTürkçe

Yayınevi: Martı Yayınları



Arka Kapak:

Cerrah Geri Dönüyor… Ve Bu Kez Yalnız Değil…
Boston dedektifi Jane Rizzoli, Cerrahın elinden yeni kurtulmuş, kâbuslarının sona erdiğini düşünmeye başlamıştır ki, yeni ortaya çıkan bir seri katilin peşine düşmek zorunda kalır. Ancak bu yeni katilin yöntemlerinin Cerrahınkilere olan benzerliği ürkütücüdür. Davayla ilgili herkesten daha çok şey bilen gizemli bir FBI ajanının ortaya çıkışı Rizzolinin işini kolaylaştırmaktan çok daha da zorlaştıracaktır. Uzun yıllardır birlikte çalıştığı ortağının yardımı olmadan tek başına savaşmak zorunda olan dedektif, korkularıyla ve kâbuslarıyla yüzleşip Cerraha ve "çırağına" meydan okumaya hazırlanmaktadır.

Bu kitabın kapağını açmadan önce ışıkları yakmayı, dolapların içini kontrol etmeyi ve kapıları kilitlemeyi unutmayın. PEOPLE
Ustaca ve ürkütücü… Gerilimi ensenizde hissedeceksiniz. THE WASHINGTON POST BOOK WORLD
Tam anlamıyla korkunç… Kitabı okuyacağım diye uykularımdan oldum ve uzun süre kendime gelemedim. Gerilim hiç bitmiyor, Gerritsenin karakterleri bir neşter gibi derine iniyor. BEŞİNCİ TÜPün yazarı MICHAEL PALMER
Gerritsenin romanlarında bağımlılık yaratan bir şeyler var… Gözlerinizi sayfadan ayıramıyorsunuz; akıp gidiyor. Vakit gece yarısını geçip sabaha dönmesine, içinizin ürpermesine, tüylerinizin diken diken olmasına aldırmadan okuyorsunuz… MAINE SUNDAY TELEGRAM
Kendinden emin bir cerrahın neşteri gibi keskin… Tess Gerritsen bütün ustalığıyla gerilim romanları arasındaki yerini sağlamlaştırıyor. PUBLISHERS WEEKLY
Gerritsen hayranlarını hayal kırıklığına uğratmayacak bir roman… Yeni okurların bu heyecanı keşfetmesi için iyi bir fırsat… BOOKLIST

Değerlendirmem:

Evet Cerrah'tan sonra hiç ara vermeden heyecanı kesmeden Çırak'ı okumaya başladım.
İlk çıkarımım ise Cerrah'tan daha heyecanlı ve akıcı olduğuydu. 
İkincisi ise kesinlike kitaplar bitmeden dizi izlenmemeliymiş. 
Çünkü dizi ve kitaptaki karakterler tamamen farklı ve okurken sürekli kıyaslamaya gidiyor insan ister istemez.
Aaa Frenkie böyle değil ki aa Jane böyle yapmaz ki falan.
Neyse kitaba gelirsek eğer; heyecan hep doruktaydı. Rizzoli'nin kabusu geri dönmüştü ve bu defa tekte değildi.
Yanında en az kendi kadar sapkın fantazilere sahip olan çırağı ile beraber.
Rizzoli yer yer korksa da asla korkusunu dışarı yansıtmadan savaştı düşmanıyla. 
Ama çözmeye çalışırken asıl düşmanı Warren Hoyt hapisten, onu elleriyle tıktığı delikten kaçarak olaylarıı Jane için dahada karışık hale getirdi.
Cerrah amacına ulaşıp Rizzoli'ye sahip olabildi mi?
Rizzoli olaylarla nasıl başa çıktı? sorularının cevabı bu kitapta ve okurken kesinlikle elinizden bırakamayacaksınız.

Altı Çizili Cümleler:

  • Sadece dinledikleri müzikten bile bir fikir edinebiliyorsun insanlar hakkında.
  • Bazen içinden gelen sesi dinlemen gerekir.






Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...