19 Haziran 2014 Perşembe

[GKK Blog Tur] Ben Mikaelsen - Petey | Kitap Yorumu + Beyin Felci Nedir, Ne değildir? + Çekiliş




 Orijinal Adı: Petey
 Türkçe Adı: Petey
 Yazar: Ben Mikaelsen
 Çevirmen: Aslı Anar
 Sayfa Sayısı: 269
 Basım Yılı: 2014
 Dili: Türkçe
 Yayınevi: Beyaz Balina Yayınları
 Tür: Genç-Yetişkin , Gerçek Kurgu
 Satın Almak İçin: D&R | Oku Oku



Sevgi, inanç ve dostluk üzerine sımsıcak bir hikâye…
Beyin felciyle doğup doktorların yanlış teşhisleri sonucu zihinsel engelli kabul edilen Petey, iki yaşındayken ailesi tarafından, akıl hastanesine gönderilmek üzere terk edilir. Ufacık yaşında terk edilse de hayata sımsıkı tutunur Petey. Ailesi ondan vazgeçmiştir belki ama o, hayattan vazgeçmez. Yeni evinde şartlar ne kadar ağır olursa olsun mutlu olmak için bir neden bulmakta hiç mi hiç zorlanmaz. Ve bu özelliğiyle etrafındaki herkesi kendine hayran bırakır.
Mevsimler değişir, yıllar geçer; Petey büyür, yaşlanır… Dostları istemeyerek de olsa onu birer birer terk eder. Petey de bir daha incinmemek için artık kimseyle arkadaşlık etmek istemez. Ta ki gönderildiği huzurevinde Trevor Ladd adındaki bir çocukla tanışana dek. Çok geçmeden ayrılmaz iki dost olan bu küçük çocuk ve yaşlı adamın birbirlerinden öğrenecekleri çok şey vardır.

Nerden nasıl başlayıp anlatacağım bilmiyorum ama Petey beni çok etkileyen bir kitap oldu. Hikaye ana karakter Petey'in üstünden anlatılıyor. Yaşadıkları hiç kolay şeyler değil.
İnsanoğlu için birini iteleyip dışlamanın ne kadar kolay ve birini kazanmanın nasıl çaba gerektiren bir eylem olduğunu gözler önüne seriyor. Petey aslında bir çocuk kitabı ancak bir Şeker Portakalı, Küçük Prens, Sol Ayağım ne kadar çocuk kitabıysa o kadar çocuk kitabı. 


Yaşınız ne olursa olsun bir hayat dersi veriyor.
Petey & Trevor
1920'ler de Petey adında bir çocuk doğar. 
Doktorlar teşhisi koyar, Spastik. Annesi bir çok umutla doğurduğu çocuğun düşünmek için hiçbir kapasitesi olmadığını öğrenir. Petey'in ailesi iki yıl boyunca olumlu bir cevap alabilmek için doktorlara muazzam para yatırır. Ancak sıfıra sıfır elde var sıfır ve ailesi yapılabilecek bir şey olmadığını düşünerek Petey'i Warm Spring adlı kliniğe yatırır.

Hikaye Petey'in Warm Spring'te geçirdiği zamanı ele alıyor. Petey için ilk günler zor geçse de hastane de Esteban adlı bir erkek hemşire çalışmaya başlar ve o Petey'in aslında çok farklı bir çocuk olduğunu farkeder. Petey, ona çikolata getiren Esteban'ın yolunu her gün merakla bekler ve Esteban ona evet demeyi öğretir. Ve artık Petey'in zihinsel engelli olmadığından emindir. Bunu baş hemşireye göstermek istediğinde sert bir tepki ile karşılaşır ve baş hemşire bunun sadece şartlanma olduğunu söyler.
Ve birgün Esteban hastaneden ayrılmak zorunda kalır. Petey günlerce onu beklese de umutları boşa çıkar.
Yıllar geçer ve Petey çocuk koğuşundan erkekler koğuşuna nakledilir. Bu onu korkutsa da orda burada Calvin adında bir gençle arkadaş olur ve bu arkadaşlık koskocaman bir dostluğa dönüşür. Petey ile Calvin etle tırnak gibi olurlar. Seneler akarken Petey genç bir hasta bakıcıya aşık olur. Ancak oda diğerleri gibi bir zaman sonra gider. Ve en son hastanedeki herkes başka yerlere sevk edildiğinde Calvin'le de ayrı düşen Petey artık kimseyle arkadaş olmamaya yemin eder.  Çünkü acı çekmekten bıkmıştır. Taa ki karlı bir günde Trevor ile tanışana kadar. Trevor Ladd onun hayatını baştan sona değiştirecektir.
Petey'in hayatı gerçekten sarsıcı olmakla beraber insanı kendinden utandırıyor.
Çünkü biz sağlıklı halimiz ile ne kadar da şikayetçiyiz hayattan ama onun hiç bitmeyen umudu ve her şeye rağmen hayata tutunuşu gerçekten büyük bir şey.
Okumanızı şiddetle tavsiye ediyorum. Hatta çekilişimize katılıp şansınızı deneyebilirsiniz.


Öyle görünüyor ki insanlar dostlarını kaybedince var olma nedenlerini kaybediyor.


Hepimiz doğduğumuz andan itibaren ölüyoruz. Yaşamak, o yüzden bu kadar önemli.


Beyin Felci Nedir?
Beyin felci, beyin damarlarının daralma, tıkanma veya kanaması sonucu beyin hücrelerinin oksijensiz kalması ve ölmesi ile sonuçlanan nörolojik bir hastalıktır. Dünya Sağlık Örgütü’nün ölüm sıralamasında kalp krizi ve kanser hastalığından sonra 3. ölüm sebebi olarak kabul edilen beyin felci, daha çok erkeklerde görülmektedir.

Toplumumuzda yılda % 1-3 gibi bir oranda rastlanan beyin felci ya?la birlikte oransal olarak artış kaydetmektedir. Beyin hücreleri önemi nedeni ile dört büyük damar tarafından beslenmekte olup, ikisi boynun ön bölgelerinden beyne doğru giden ve ?ah damarı olarak bilinen karotisler, diğer ikisi ise boyun omurlarının arasından ve arka bölgelerden beyne ulaşan vertebral damarlardır. Bu iki damar sisteminin arasında kurulan sayısız ba?lant? ile beyin hücreleri adeta bir damar yuma?? halinde zengin bir beslenme imkan? elde etmektedir. Beyin damarlarının pıht? ile tıkanması veya daralması ya da çatlayıp yırtılması sonucu hastalık gelişmektedir. Bu pıht? kalpten geleceği gibi başka bir damardan da beyne ula?abilmektedir. Buna “embolik atak” diyoruz.

Beyin damarlarının iç duvarlarında ya?, kolesterol parçacıklarının düzensiz birikimine bağlı olarak bir tıkaç olu?uyorsa buna da “trombotik atak” diyoruz. Belli ba?lı risk faktörlerine gelince: şeker hastalığı, kalp hastalığı, koroner damar hastalığı, tansiyon yüksekliği kolesterol ve ya? fazlal???, alkol ve sigara kullanımı, stres ve hareketsiz yaşam gibi daha bir çok sebeple hastalığa yakalanma ihtimali 2-6 kat arası artış kaydedebilmektedir. “Beyin felci ile ilgili hangi şikayetlerle karşılaşılabilir?” sorusuna gelince; Çok geniş bir yelpazede yakınmalar olabilir. Basit bir baş dönmesinden komaya kadar, baş ağrısı, vücudun bir tarafında güçsüzlük, uyuşma, hissizlik, konuşma ve anlama bozukluğu, görme kaybı ve çift görme, ses kısıklığı, yutma bozukluğu, bulantı kusma vs. gibi çok sayıda bulgu ile karşılaşmak mümkün. Hastalığın başlangıç bulgusuna gelince: Saatler içerisinde gelip geçebildiği gibi günler içerisinde ilerleyerek, hastayı yatalak hale de getirebilmektedir. Beyin felcinde sebep büyük oranda beyin damar tıkanmasının sonucu olarak görülürken, yüzde on gibi bir oranda da beyin kanaması söz konusudur. Yüksek tansiyon ve damar kireçlenmesi vakalarında ani gelişen şiddetli baş ağrısı ile ba?layan koma tablolarında ilk akla gelmesi gereken beyin kanaması olurken, bir gözdeki ani geçici görme kaybında ilk akla gelecek hastalık ?ah damarındaki tıkanma veya darlık olmalıdır. 50 yaşlarından sonra ya?la orantılı olarak daha sık görülen beyin felci son 10 yılda daha genç nüfusta da artan oranda görülmeye ba?lam?? olup, bu durumun sebebi ise kalp ve damar sistemindeki patolojiler, uyu?turucu kullanımı ve stres olarak yorumlanmaktadır.

Nöroloji acil kliniğine başvuran hastaların yarısında görülen beyin felci hastalığına nasıl müdahale etmeliyiz? Öncelikle hastalığın ciddiyeti ve gelişimine göre aşamalı bir müdahale politikası izlenmelidir. Gereksiz ve zamansız bazı uygulamalar hastanın aleyhine sonlanabilir. Ayrıntılı bir nörolojik değerlendirme ile zaten büyük oranda tanıya ula?abilmekle beraber tomo?rafi, MR, doppler, eko, anjiografi gibi metodlarla uygun zamanlama ile teşhisimiz daha da netle?ip, tedavi protokolü sa?lanmalıdır. Acil müdahale kapsamında deneme safhasında olan pıht? çözücü tedaviler veya ani ve hızlı tansiyon dü?ürmek sakıncaları nedeni ile dikkatle yapılmalı; ?uur takibi yanında beslenmesi, ald???-çıkardığı sıvının takibi, yatakta pozisyonunu değiştirmek, pasif eksersizlerle hastaya hem moral sa?lanmalı hem de daha ilk günden bazı olumsuzluklara karşı tedbirler alınmalıdır.

Beyin felci hastalığı nedeni ile hastaneye yatan hastalarda sık gördüşümüz akciğer ve idrar yolu enfeksiyonuna dikkat etmeli, mümkün olan en kısa zamanda, hastayı yataktan ve yatmaktan uzaklaştırılmaya çal???lmalıdır. Hastanın rehabilitasyonla eski sağlığına kavu?turulması hedeflenmeli, nöroloji uzmanı kontrolünde fizyoterapi egzersiz programları ile hastanın ve yakınlarının desteği alınmalıdır.

Beyin felci geçirme riski azaltılabilir mi?

Sessiz katil olarak bilinen tansiyon hastalığı önemli bir risk olup, kontrol altına alınabilir. Tuzdan fakir diyet, kilo kontrolü, ölçülü ve dengeli beslenme ve düzenli ilaç tedavisi ile bu riski azaltmalıyız. Kolesterol yüksekliği son yıllarda tansiyon kadar önemsenen bir risk olup, damarlarımızın içindeki ak??kanl??? bozmaktadır. Ya?l?, kızartmal?, şekerli ve hamurlu gıdalardan, kırmızı etten sakınmalıyız. şeker hastalığı birkaç yönden beyin felcine davetiye çıkarttığı için şeker hastaları kan şekeri dengesine azami dikkat etmeli. Hastalığa yatkınl??? olan kişiler ise kilo kontrolü ve glisemik endeksi yüksek besinlerden uzak ya?ayarak, riskten uzak durmalılar.

Dengeli beslenme birçok hastalıkta koruyucu rol oynadığı için beyin felcine karşı da bizi koruyacaktır. Özellikle aldığımız tuz, şeker ve unlu gıdalara dikkat edip, sebze ve meyveye ağırlık vermeli, konserve ve rafine gıdalardan kaçınmalıyız. Düzenli egzersiz yaparak hem şişmanl??a karşı korunmuş olur hem de kan ya?larını azaltarak damarlarımızdan beynimize giden kan? artırabiliriz. Akciğer ve kalbimizin kullanım kapasitesini de artırd??? için egzersizle kanımızda dolağan oksijen miktarı da artmaktadır. Her hastalığın sebebi olarak kabul edilen sigara, alkol ve uyu?turuculardan uzak durmal?, bayanlar doğum kontrol hapları kullanmamalıdır. Beyin felci haberci bulguları olabilir miş Vücudun bir tarafındaki uyuşma, geçici baş dönmesi, konuşma bozukluğu, bir gözdeki geçici görme kaybı, sersemlik ve denge kaybı gibi şikayetler uyarıcı olabilir. Beyin felcinin tedavisinde yıllardır başarı ile kullanılan aspirin hala giderek artan oranda ve güvenilirlikte kullanılmaktadır. Hem koruma amaçlı hem de yeni felce karşı günde 100-300 mg aspirin kafi geliyor. Bunun yanında yeni piyasaya sürülen çeşitli ilaçları vakasına göre ayarlamal?, tansiyon ve kolesterol yüksekliği de diyet yanında uygun ilaçlarla kontrol altına alınmalıdır. Her hastalığın tedavisinde önemli olan hekim hasta diyao?u, beyin felçli hastaların tedavisinde “hekim-hasta-hasta yakın?-fiyoterapist” arasında kurulmal?, azim ve sabırla hasta yeniden hayata kazandırılmalıdır…



Çekiliş

1 yorum:

Yorum için teşekkürler..

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...